banner565

banner521

banner500

banner501

banner503

banner497

banner573
15 Eylül 2019 Pazar

Kalın,“terörle mücadelede kararlılığımız devam edecek”

Bir tarafta PKK terör örgütü ve onun uzantısı olan PYD-YPG gibi örgütler. Diğer tarafta DEAŞ Suriye sahasında, Irak sahasında ve diğer bölgelerde faaliyet hâlinde olan ve onların uzantısı olan örgütler. Diğer taraftan da FETÖ’ye karşı dünyanın değişik yerlerinde mücadelemiz devam ediyor.

banner98
22 Ağustos 2019 Perşembe 00:21
Bu haber 106 kez okundu
Kalın,“terörle mücadelede kararlılığımız devam edecek”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’na ilişkin yaptığı açıklamada, “Terör örgütlerine karşı mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Biz Müslüman olsun, Hristiyan olsun, Kürt olsun, Arap olsun, Sünni olsun, Nusayri olsun, bütün mağdur ve mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’na ilişkin düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki gelişmelere ve toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Kamuoyu ile canlı olarak paylaşılan toplantıda, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın şunları söyledi: “Bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında yapılan 14 No’lu Kabine Toplantısı’nı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bugünkü toplantıya Sayın Cumhurbaşkanımız bir takdim ile başladılar. Burada özellikle iç ve dış gelişmeler, devam eden güvenlik operasyonları, bölgemizdeki gelişmeler, Suriye, Irak, terörle mücadele, genel olarak ekonomik durum ve bundan sonraki süreçle ilgili değerlendirmelerde bulundular.

Kalın,“terörle mücadelede kararlılığımız devam edecek”

Bildiğiniz gibi özellikle güvenlik noktasında Türkiye üç terör örgütüyle aynı anda mücadele etmeye devam ediyor şu anda. Bir tarafta PKK terör örgütü ve onun uzantısı olan PYD-YPG gibi örgütler. Diğer tarafta DEAŞ Suriye sahasında, Irak sahasında ve diğer bölgelerde faaliyet hâlinde olan ve onların uzantısı olan örgütler. Diğer taraftan da FETÖ’ye karşı dünyanın değişik yerlerinde mücadelemiz devam ediyor. Bununla ilgili genel bir değerlendirme yapıldı ve güvenlik noktasında da Millî Savunma Bakanlığımızın, İçişleri Bakanlığımızın ve Millî İstihbarat Teşkilatımızın sunumları oldu.

Bundan sonraki süreçle ilgili de terörle mücadelede kararlılığımızın tam olarak devam edeceği vurgusu güçlü bir şekilde yapıldı. Özellikle Millî Savunma Bakanlığımızın sunumunda da dile getirildiği gibi PKK terör örgütüne çok ciddi darbeler vuran Pençe-1 ve Pençe-2 Harekâtları da bundan sonra yoğun bir şekilde devam edecek. Yine eş zamanlı olarak İçişleri Bakanlığımız tarafından yürütülen Kıran Harekâtı da operasyonu da bildiğiniz gibi netice almaya devam ediyor.

Bunun yanında özellikle bölgedeki gelişmeleri de etraflı bir şekilde ele alma imkânımız oldu. Dışişleri Bakanlığımızın da bu konuda bir sunumu söz konusuydu. Burada da özellikle Suriye sahasındaki gelişmeler hem Fırat’ın doğusunda hem de batısında etraflı bir şekilde ele alındı.

“ABD İLE GÜVENLİ BÖLGENİN TESİSİ KONUSUNDA MUTABAKATA VARILDI”

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta Amerika Birleşik Devletleri ile güvenli bölgenin tesisi konusunda bir mutabakata varıldı, bu doğru yönde atılmış pozitif bir adımdır. Bunun fiiliyattaki uygulaması, süreci ve kapsamıyla ilgili de görüşmeler şu anda devam etmektedir. Ama genel olarak ana çerçeve üzerinde mutabık kaldığımızı ifade edebiliriz. Bununla ilgili gerek Dışişleri Bakanlığımızın, gerek Millî Savunma Bakanlığımızın ve ilgili diğer birimlerimizin görüşmeleri de devam ediyor. Bunun tabii sahadaki uygulaması son derece önemli. Daha önce Sayın Dışişleri Bakanımızın da ifade ettiği gibi Münbiç yol haritasında yaşanan gecikmeleri, oyalama taktiklerini kabul etmemiz mümkün değil.

Öte yandan bu adımla birlikte Fırat’ın doğusunda bir güvenli bölgenin tesisi için de önemli bir adım atılmış bulunuyor. Bu hem Türkiye’nin Suriye ile sınır güvenliğini sağlama noktasında hem Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruma noktasında hem de Suriyeli mültecilerin evlerine dönmesini sağlayacak koşulların oluşturulması noktasında yeni bir süreci ifade etmektedir, sorularınız olursa bununla ilgili yine detay verebilirim.

“9. GÖZLEM NOKTAMIZIN İNTİKAL YOLUNA YAPILAN SALDIRI İLGİLİ OLARAK TEPKİMİZİ RUS TARAFINA İLETTİK”

Fırat’ın batısına geldiğimiz zaman ise özellikle Türkiye’nin Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı Harekâtı operasyonlarıyla bildiğiniz gibi Cerablus, Afrin, İdlib arası zaten güven altına alınmış idi ve burası büyük oranda bizim desteklediğimiz gruplar tarafından şu anda bir asayiş ile yönetilmeye devam ediyor. Bu bölgeye de bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl içerisinde yaklaşık 400 bin Suriyeli mülteci geri döndü. Benzer bir sürecin güvenlik şartları oluşturulduğu zaman Fırat’ın doğusunda da gerçekleşeceğini öngörüyoruz.

İdlib konusunda tabii değerlendirmeler oldu, oradaki durumun kritik bir hassasiyet arz ettiğini ifade edebilirim. Bununla ilgili özellikle 9. gözlem noktamızın intikal yoluna yapılan saldırı ve o konvoyda hayatını kaybeden Suriyeliler ve yaralanan diğer sivillerle ilgili olarak da tepkilerimizi Rus tarafına ilettik. Bununla ilgili de ilgili birimlerimiz görüşmelerini ve temaslarını sürdürüyorlar.

RUSYA DEVLET BAŞKANI PUTİN İLE GÖRÜŞME

Önümüzdeki birkaç gün içerisinde de Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Putin’le bir telefon görüşmesi olacak, bu konuyu da yine etraflı bir şekilde orada konuşma imkânları olacak. Zira bildiğiniz gibi İdlib Mutabakatı çerçevesinde orada özellikle bizim 12 gözlem noktamızın bulunduğu noktalarda güvenliğin tam olarak sağlanması, buralarda herhangi bir askerî hareketliliğin, operasyonun olmaması konusunda mutabık kalınmış idi. Bu mutabakata uyulmasını biz bekliyoruz, bununla ilgili de girişimlerimiz çeşitli düzeylerde devam etmektedir.

Özellikle o bölgede silahlardan arındırılmış ve çatışmasızlık bölgesi olarak ilan edilmiş sınırların korunması büyük önem arz ediyor. Aksi hâlde hem bu mutabakatın ihlali hem de buradan doğacak bir insani dramın ortaya çıkması kaçınılmaz hâle gelecektir. Bununla ilgili de çok yönlü değerlendirmelerimiz ve girişimlerimiz devam ediyor. Tabii buradan özellikle rejimin bu ihlallerine derhal son vermesi çağrısını da yenilemek istiyoruz. Zira geçtiğimiz Mayıs ayından beri İdlib bölgesine yapılan bu saldırılar neticesinde 500 civarında sivil insan hayatını kaybetti orada, binin üzerinde yaralı var. Dahası da yaklaşık 500 bin kişi yerlerinden göç etmek durumunda kaldılar. Yani bu insani dramın adeta bir ayak sesleri olarak değerlendirdiğimiz bu sürecin derhal sonlandırılması için de gerekli girişimleri bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.

“EKONOMİMİZ, İSTİKRARLI VE POTANSİYELİNE YARAŞIR BİR ŞEKİLDE YOLUNA DEVAM EDECEK”

Ekonomi ile ilgili bir hususu sizlerle paylaşmak istiyorum; bu da bugün özellikle gündemimizde olan konulardan bir tanesiydi. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdim konuşmasında da ifade edildi. Ekonomi ekibimizin Hazine ve Maliye Bakanlığımızın dengeleme politikası çerçevesinde bildiğiniz gibi pozitif yönde ilerlemeye devam ediyor. Hatta son 12 aydaki ihracatımız 180 milyar dolar sınırına yaklaşarak başarısını yeniden ispat etmiş bulunuyor.

Turizm alanında yaşanan pozitif gelişmeler de kamuoyunun malumu. Yılın ilk yarısında Türkiye’ye gelen turist sayısı 21 milyonu aşmış durumda, bu trendin yılsonuna doğru da bu şekilde devam edeceğini öngörüyoruz. Bu ithalattaki azalmanın da etkisiyle cari açıkta ciddi bir düşüşün olduğunu, hatta cari fazla verildiğini memnuniyetle ifade edebiliriz. Bu çerçevede ekonomimizin istikrarlı ve güçlü potansiyeline yaraşır bir şekilde yoluna devam etmesi için de bildiğiniz gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen kalkınma planımız da disiplinli bir şekilde uygulanmaya devam edecek.

“ENFLASYONDA BELİRGİN BİR DÜŞÜŞÜN YAŞANMASINI ÖNGÖRÜYORUZ”

Bir diğer tabii önemli gelişme; doğrudan yatırımların trendini muhafaza ediyor olması, yani Türkiye’ye yurt dışından gelen uluslararası sermayenin ivmesini koruyor olması, hatta bir yükselme trendi gösteriyor olması son derece memnuniyet verici. Bu da Türk ekonomisinin yapısal bünyesinin ve temellerinin güçlü olduğunu teyit eden bir diğer önemli gösterge.

Bütün bu ekosistem içerisinde önümüzdeki aylarda da enflasyonda belirgin bir düşüşün yaşanmasını öngörüyoruz. Bunun tabii istihdama da olumlu yansımaları mutlaka olacaktır. Bildiğiniz gibi TÜİK Mayıs itibariyle işsizlik oranını 12.8 olarak açıklamıştı. Fakat özellikle bu yaz aylarında hem mevsimlik işçi, hem turizm alanının canlanması neticesinde bu rakamların şu an itibariyle daha da aşağılarda olduğunu öngörüyoruz. Önümüzdeki aylarda tabii kesin rakamlar çıktığında bunu da birlikte teyit etmiş olacağız.

“ORMAN YANGINLARINDA HASAR GÖREN ARAZİLERİN İMARA AÇILMASI ANAYASA’YA AYKIRIDIR”

Bir diğer konu, bugün Kabinemizin gündeminde olan bir diğer konu da bu orman yangınlarıyla ilgili Tarım ve Orman Bakanımız yaptığı bir sunum söz konusu oldu. Bu yangınların neden ortaya çıktığı, sebepleri, bunların önlenmesiyle ilgili şu ana kadar alınan tedbirler ve bundan sonra alınacak tedbirle ilgili de Sayın Bakanımızın kapsamlı bir sunumu oldu. Bununla ilgili hem Bakanlık olarak yapılması gerekenler, hem de toplumun farkındalığın arttırılması noktasında birtakım adımların atılması gerektiğini de ifade etmek isteriz.

Çünkü bu yangınların bir kısmının ihmal ve dikkatsizlikten kaynaklandığı anlaşılıyor, bir kısmının kasıtlı yapılmış olma ihtimali tabii ki her zaman vardır. Özellikle bu yangın alanlarının imara açılması gibi bir beklentiyle geçmişte bu tür yangınların çıkartıldığını biliyoruz. Ama bildiğiniz gibi yangında hasar gören arazilerin imara açılması Anayasa’ya aykırıdır, yani böyle bir şey asla söz konusu değildir.

“Orman Yangınlarıyla İlgili Eylem Planı Hazırlanıyor”

Yangın olduktan sonra bile, tabii ki temennimiz ve duamız olmaması, tedbirlerimizle yangınların tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınmasıdır ama olması hâlinde bile buralar tekrar orman arazisi olarak tabiata mutlaka kazandırılacaktır. Sayın Bakanımız da bu konuda kapsamlı bir sunum yaptılar. Bundan sonrasıyla ilgili de neler yapılacağına dair de bir eylem planı şu anda hazırlanıyor.

Ana hatlarıyla bizim bugünkü Kabine Toplantımızın gündeminde bunlar var, sizin sorularınıza geçebiliriz.”

Soru: “Diyarbakır, Van ve Mardin’de yapılan kayyım atamaları. Atamalara yönelik bazı tepkiler var. Öncelikli olarak 31 Mart seçimlerine bu belediye başkanlarının girmesine izin verilmesi, haklarında kesinleşmiş yargı kararı olmamasına rağmen bu kararın verilmesine dair eleştiriler var. 11. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül ve eski Başbakan Sayın Davutoğlu’ndan da gelen eleştiriler var bunun millî iradeye aykırı olduğu yönünde. Bu eleştiriler için ne dersiniz? Muhalefetin bu yönde bazı iddiaları var İstanbul ve Ankara’da da benzer durumların yaşanabileceğine dair. Sayın Bahçeli bu operasyon sonrasında Sayın Süleyman Soylu ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Operasyon öncesinde ya da sonrasında Sayın Cumhurbaşkanıyla bir görüşmesi oldu mu?”

“VATANDAŞIN VERDİĞİ OYUN DEMOKRATİK KURALLAR ÇERÇEVESİNDE YÖNETİME YANSITILMASI İÇİN TEDBİRLER ALINMASI KAÇINILMAZDIR”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: “Terör örgütüne destek, yardım ve yatakçılık yapmak gibi suç kapsamına giren bir eylem içinde olmayan hiçbir belediye başkanıyla ilgili böyle bir tasarruf söz konusu değil. Türk Ceza Kanununun, Terörle Mücadele Kanunu’nun verdiği yetkiler çerçevesinde bu tasarruflarda bulunulmuştur. Dolayısıyla bu kapsamın dışında olan, mesela İstanbul ve Ankara’yı zikrettiniz, böyle bir şey söz konusu olmadığına göre bu belediye başkanlarıyla ilgili de böyle bir gündem yok. Ama teröre doğrudan ya da dolaylı destek olan, yardım ve yatakçılık yapan, belediyenin sağladığı, yani devletin sağladığı imkânları terör örgütüne kanalize eden, terör örgütleri mensuplarını çeşitli isimler ve kılıflar altında belediyelere alan ya da onlara istihdam-iş alanı açan, terör örgütüyle ilişkili şirketlere para aktaran belediye başkanlarıyla ilgili tabii ki kanunlar çerçevesinde gerekli adımlar atılmıştır. Eğer bu tür durumlar ortaya çıkarsa bundan sonra da atılacaktır.

“SEÇİLMİŞ OLMAK KİMSEYİ MASUM KILMAZ”

Millî iradenin tecellisi olan seçimlerin namusunun korunması, vatandaşın verdiği oyun demokratik kurallar çerçevesinde hayata, siyasete, yönetime yansıtılması için bu tedbirlerin alınması kaçınılmazdır. Bunlar Hükûmetin ya da İçişleri Bakanlığımızın keyfi olarak aldığı kararlar ya da tedbirler değildir. Dediğimiz gibi, aynı partiden ya da benzer siyasi görüşe sahip başka belediyeler de var, ama buralarda doğrudan suça karışma, terör örgütüne yardım-yataklık etme, destek olma gibi bir suç hâsıl olmadığı için bunlarla ilgili bir tedbir, tasarruf söz konusu olmamıştır. Ama seçilmiş olmak kimseyi masum kılmaz. Seçilmiş olmak, tam tersine seçim kuralları ve millî iradenin sağladığı demokratik kurallar çerçevesinde eylem yapmayı, icraat yapmayı gerektirir. Bu kuralların dışına çıktığınız zaman bu terörle ilgili bir suç olabilir. Bu adi bir suç olabilir, bu yolsuzluk olabilir, başka şeyler de olabilir. Bunlarla ilgili nasıl tedbir alınıyor ise, seçilmiş kişiler de yargı yoluyla görevinden alınabiliyorsa, burada da aynı kural uygulanmıştır.

YSK’nın bununla ilgili daha önce bir düzenleme yapıp-yapmaması meselesi, biliyorsunuz bir Anayasa değişikliği gerektiren bir konudur. Seçildikten sonraki 4,5 aylık süreç içerisinde de İçişleri Bakanlığımızın yürüttüğü idari soruşturmalar, ayrıca devam eden adli soruşturmalar neticesinde böyle bir karar alınmıştır. Dolayısıyla burada aslolan, milletin sandıkta tecelli eden iradesini koruyacak demokratik çerçeveyi muhafaza etmektir.

Bir diğer önemli şey de tabii ki orada vatandaşlarımıza hizmetlerin doğrudan, etkin bir şekilde ulaşmasını sağlamaktır. Atanan belediye başkanvekili vali arkadaşlarımızın da birinci önceliği, zaten bu hizmetlerin etkin bir şekilde vatandaşlarımıza ulaştırılması olacaktır.

Sayın Bahçeli'nin, Sayın Cumhurbaşkanımızla bu hadiseden sonra bir telefon teması-görüşmesi olmadı ama inşallah 26 Ağustos günü Malazgirt'te birlikte olacaklar. Belki orada bu konuyu da ele alma imkânları olur.”

Soru: “İdlib’deki gelişmelere ilişkin Başkan Erdoğan’ın, Sayın Putin’le bir telefon görüşmesi yapacağını iddia ettiniz, planlandığını. Bu çerçevede ABD Başkanıyla da bir görüşme gerçekleşebilir mi? Bir de Trump’ın, Türkiye ziyareti konusunda görüşmeler devam ediyordu, bu noktada netlik var mı? Dün Süryani Kadim Vakfı tarafından sosyal medyada paylaşılan bir mesaj, özellikle uluslararası topluma da çağrıda bulunuldu; PYD-YPG terör örgütünün Süryani gençleri kaçırdığı noktasında ve yine diğer faaliyetleri noktasında terör örgütünün. Bu noktadaki değerlendirmenizi rica edeceğim.”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: “Sayın Cumhurbaşkanımızın demin de ifade ettiğim gibi önümüzdeki günler içerisinde, birkaç gün içerisinde Sayın Putin ile bir telefon görüşmesi olacak. Ben bugün mevkidaşımla görüştüm, şu anda bir Finlandiya ziyaretini gerçekleştiriyorlar. İşte ilk fırsatta, muhtemelen yarın ya da en geç Cuma günü zannediyorum bu telefon görüşmesini gerçekleştireceğiz.

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    BENİ HAYATA BAĞLAYAN TEK ŞEY AHİRET İNANCIMDIR?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • İzmir Time - 10 Temmuz 2014 Manşeti
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV