banner506

banner507

banner499

banner500

banner501

banner502

banner503

banner497

banner493
21 Mayıs 2018 Pazartesi

Yıkımların Etkilerini Azaltmak Bizim Elimizde

Erdoğan, "Semerkant'taki rasathanenin kurucusu Uluğ Bey'in öğrencisi Ali Kuşçu vasıtasıyla bu topraklarda başlatılan çalışmalar, maalesef daha sonraki dönemlerde buram buram cehalet kokan tepkiler sebebiyle durma noktasına gelmiştir. Tophane sırtlarındaki devrin en önemli rasathanelerinden biri olan binanın yıkılışı aslında bu yanlışlardan biridir."

banner98
20 Nisan 2018 Cuma 23:46
Yıkımların Etkilerini Azaltmak Bizim Elimizde

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü 150. Yıl Programı'nda konuştu.

Ecdadın güneşin ve yıldızların sırrını keşfetme hareketlerini takip etme, sistematiğini çözme ve yorumlama konusunda ortaya koyduğu eserlerin hayranlık verici olduğunu belirten Erdoğan, "Semerkant'taki rasathanenin kurucusu Uluğ Bey'in öğrencisi Ali Kuşçu vasıtasıyla bu topraklarda başlatılan çalışmalar, maalesef daha sonraki dönemlerde buram buram cehalet kokan tepkiler sebebiyle durma noktasına gelmiştir. Tophane sırtlarındaki devrin en önemli rasathanelerinden biri olan binanın yıkılışı aslında bu yanlışlardan biridir." dedi.

Ülkede rasat faaliyetlerini yeniden ayağa kaldıran Sultan Abdülhamid'i rahmetle yadettiklerini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ancak aynı cehalet bu dönemde de yakamızı bırakmamıştır. Sultan Abdülhamid'in gayretleriyle temin edilen gözlem aletleri, maalesef 31 Mart Vakası sırasında yok edilmiştir. Cumhuriyet döneminde Kandilli Rasathanesi ile kurumsallaştırılan çalışmalar ise işte bugünlere gelmiştir. Halbuki bizim medeniyetimizde evreni gözleme ve yorumlama konusu, çok çok önemlidir. Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de güneşle, ayla, yıldızlarla kainatla ilgili pek çok ayet vardır. Hatta birçok ayette güneş, ay, yıldızlar ve kainat üzerine yemin edildiğini görürüz. Bunların bir kısmı mecazi anlamda olsa da doğrudan rasathanelerde takip ettiğimiz kainattaki o mucizevi işleyişi kastettiği açıktır."

Teknolojideki büyük ilerlemeye rağmen hala Güneş Sistemi'nin dahi tam olarak çözülemediğinin altını çizen Erdoğan,"Bunun için de Kur'an-ı Kerim'de geçen Peygamberimizin miracından Kadir Gecesinin hikmetine kadar pek çok mesajı bugün bile layıkıyla anlama ve yorumlama imkanına sahip olmadığımızı düşünüyorum. Dolayısıyla rasat çalışmaları, insanlığın doğuşundan bugüne önemini koruyan bir husustur." dedi.

"Yıkımların Etkilerini Azaltmak Bizim Elimizde"

Depremin dünyanın yaradılışından beri insanlığı tehdit eden bir afet olduğuna işaret eden Erdoğan, Kandilli'nin aynı zamanda Türkiye'nin en önemli deprem araştırma merkezi olduğunu kaydetti.

Teknolojinin yardımıya yerkürenin hareketlerinin takip edilmesi suretiyle elde edilen verilere dayalı olarak yapılan tahminlerin, afete hazırlık planlarının en kıymetli yardımcısı olduğuna değinen Erdoğan,  Kandilli'nin aynı zamanda Boğaz'daki köprülerden tarihi camiler ve kritik sanayi tesislerine kadar pek çok binanın yapı sağlığını sensörler aracılığıyla takip ettiğini bildirdi.

Depremlerin tsunami tehditi de yarattığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Tsunami tehditi Karadeniz'den Akdeniz ve Ege'ye kadar tüm bölgemimiz kapsayacak şekilde izleniyor ve değerlendiriliyor. Bu konuda özellikle AFAD ile iş birliği içinde yürütülen çalışmaların daha da yoğunlaştırılması gerektiğine inanıyorum. Afetleri engellemek insan iradesini aşıyor olabilir ama afetlerin sebep olacağı yıkımların etkilerini azaltmak bizim elimizdedir. Enstitümüzün çocuklarımızdan başlayarak tüm toplumu ve ilgili kuruluşlarımızı afetler konusunda bilinçlendirmek için yürüttüğü faaliyetleri de takdirle takip ediyoruz."

"1999 DEPREMİNİN ACILARINI HALA UNUTMUŞ DEĞİLİZ"

Deprem konusundaki en zayıf halkanın, sahip olduğu nüfus ve ülke için taşıdığı kritik önem nedeniyle İstanbul olduğunu da aktaran Erdoğan, şunları söyledi:

"Gerek tarihteki örnekleri gerekse de Marmara Denizi'nin dibinde yapılan çalışmalar bu tehlikelerin bizi beklediğini gösteriyor. Marmara Bölgemizde yaşadığımız 1999 depreminin acılarını hala unutmuş değiliz. Bu depremden çıkardığımız dersler ışığında, şehirlerin imarından, binaların inşa standartlarına kadar pek çok konuda, tarihi önemde değişiklikler yaptık. Kentsel dönüşüm çalışmalarımızın öncelikle amacı, depreme dayanıksız yerleşim yerlerimizin aslında yeni baştan inşasıdır. Bilimden ve teknolojiden destek alarak bu çalışmaları hızlandırmamız gerektiğine inanıyorum ve bunu biliyoruz. Kaçınılmaz gözüken deprem geldiğinde mümkün olduğu kadar hazırlıklı olmaktan başka çaremiz yoktur. Geçmişte yapılan hatalardan ibret alarak, bu çalışmalarımızı hızlandırmalı ve yaygınlaştırmalıyız. Bu konuda bilim insanlarımızdan daha çok destek bekliyoruz. Ecdadımızdan aldığımız ilham ve yaşadığımız coğrafyanın hakikatleri ışığında, deprem araştırmaları ve hazırlıkları konusunda Türkiye'yi Japonya gibi bu işte zirve yapmış ülkelerin seviyesine çıkarmakta kararlıyız."

Bölgede Suriye ve Irak destekli yeniden tanzim projesinin hayata geçirilmeye çalışıldığını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Burada da Türkiye olarak bize görünen o ki ciddi manada bir yük düşecek. Bu projenin ülkemizle ilgili ayaklarının olduğu açık. Tabii bu hesapları yapanlar Türkiye'yi eski Türkiye sanıyorlar. Dışarıdan dayatılan senaryolara teslim olan o Türkiye artık geride kaldı. Bakınız Afrin’de bugün itibariyle etkisiz hale getirilen terörist sayısı 4 bin 250. Bunun yanında Kuzey Irak’ta etkisiz hale getirilen terörist sayısı 346. Bir diğeri de yurtiçinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı 236. Şimdi bunların hepsi yoğun bir şekilde devam ediyor. Bugün önünde 2023 hedefleri olan, 2053 ve 2071 vizyonları konusunda kararlı olan bir Türkiye var."

Özellikle son 4-5 yıldır Türkiye'nin yaşadığı her önemli hadisenin aslında bir imtihan anlamı taşıdığını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Hamdolsun bu imtihanların hepsini de başarıyla verdik. Ne sokakları kaosa  sürüklemek isteyenlere teslim olduk ne milletimizi terör örgütlerinin insafına terk ettik ne de sınırlarımızın dışından yönelen tehditlere boyun eğdik. Ülkemizi içeriden çökertme çabaları için kullanmadık araç, harekete geçirmedikleri ihanet çetesi bırakmadılar. FETÖ’nün 17-25 Aralık, az önce Mustafa hocanın söylediği şey, işte bizi Haşhaşilere kadar götürüyor. Onlar da bunu yapıyordu. Benzer bir şeyi de bunlar yapıyor. FETÖ'nün 17-25 Aralık kumpasından 15 Temmuz darbe girişimine kadar ülkemize yapmadığı alçaklık kalmadı. Şimdi yurtdışında bulundukları her yerde aynı ihaneti sürdürüyorlar. Neyse ki teker teker enselerinden tutup ülkemize getiriyor, yargının karşısına çıkartıyoruz. Şu ana kadar 80 tanesini değişik ülkelerden topladık ve ülkemize getirdik. Kaçmanın, firar etmenin, inlerde gizlenmenin adaletten kurtulmak manasına gelmediğini onlara gösteriyoruz. Aynı şekilde bölücü terör örgütünün 6-8 Ekim olaylarıyla başlattığı ve çukur eylemleriyle tırmandırdığı sınır ötesinde farklı isimlerle devam ettirdiği ihanetlerle de bu arada mücadele ettik. Güney sınırlarımız boyunca çekilmeye çalışılan terör hattını yaptığımız operasyonlarla pek çok yerinden kırdık."

"TÜRKİYE, SİYASİ VE EKONOMİK SALDIRILARA DA MARUZ KALDI"

Suriye ve Afrin'deki gelişmelere de değinen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Dost bildiklerimize bakıyoruz. Örneğin, NATO'da Fransa ile beraberiz ama o kadar ilginç ki bakıyorsunuz o gördüğünüz dev tünellerin bütün betonu meşhur Lafarge denilen Fransız firmasından temin edilerek, bu tüneller yapılıyor. Yoksa böyle taşıma suyla olacak şeyler değil. Oradan betonlar veriliyor. Silaha bakıyorsunuz, sağ olsun stratejik ortak Amerika, 5 bin tır bölgeye silah gönderiyor, mühimmat gönderiyor, 2 bin kargo uçağıyla gönderiyor. Bunların rakamlarını, her şeyini kendilerine veriyorsun, söylüyorsun. Onlar bize hala 'Bunun teröristlerle alakası yok. DEAŞ ile mücadele biter bitmez, biz bunların seri numarasını aldık, bunları tekrar teslim alacağız.' diyorlar. Kendilerine tabii bir gerçeği hatırlatıyoruz . Diyoruz ki 'Bakın Sayın Bush döneminde de Bush bunları aynen söylemişti. Kuzey Irak'ta terörle mücadele biter bitmez, seri numaralarını aldık, biz bunları toplayacağız.' diye. Daha sonra biz Irak'a girdik ve teröristlerle verdiğimiz mücadelede bu silahları toplarken baktık ki bunlar bize dost görünenlerin onlara verdiği silahlar. Böyle bir tabloyla karşı karşıyayız ve ülkemizin üzerinde oynanan oyun da bu... Bütün bu FETÖ ve bunların arkasında olan yerler belli, bunları gayet iyi biliyoruz."

Türkiye'nin dışarıdan tezgahlanan ama içeride de destekçileri olan daha başka siyasi ve ekonomik saldırılara da maruz kaldığına değinen Erdoğan, "Milletimizle bir olduk ve hepsinin de üstesinden geldik. Tabii bu süreçte güzel şeyler de oldu. Mesela 15 Temmuz darbe girişimi milletimizin gösterdiği büyük kahramanlık sayesinde başarısızlığa uğradı. Bu girişimin ardından 7 Ağustos 2016 tarihinde İstanbul Yenikapı Meydanı'nda milyonlarca vatandaşımızın katılımıyla Türkiye tarihinin en büyük, en kalabalık mitingini yaptık. Milletimizin demokrasisine ve şehitlerine sahip çıkışının sembolü olan bu miting siyasi tarihimizde de yepyeni bir dönemin kapısını açmıştır." değerlendirmesini yaptı.

Bu sayede 16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleştirilen halk oylamasında milli irade tarafından tasdiklenen yönetim sistemi değişikliğinin gerçekleştirildiğini hatırlatan Erdoğan, "200 yıla yaklaşan demokrasi serüvenimizde tarihimizde ilk defa milletimizin kendi tercihiyle böyle kapsamlı bir yönetim değişikliği yapılmıştır. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar ilk defa millet iradesinin böylesine güçlü şekilde hissedildiği bir reformu hayata geçirerek demokrasimizin rüşdünü de ispatlamış olduk." ifadelerini kullandı.

Bu tarihin hem Cumhurbaşkanlığı, hem de Meclis'in Anayasa'da belirtilen görev süresinin bitmesine göre belirlendiğini hatırlatarak, "Halk oylamasının ardından hükümetle yakın mesai içinde, önümüzdeki dönemi hem ülkemizin önündeki meselelerin çözümü, hem de yeni yönetim sistemine hazırlık fırsatı olarak değerlendirmek üzere kolları sıvadık ve çalışmaya başladık. Çünkü biz siyasi hayatımız boyunca hep seçim sürelerinin sonuna kadar kullanılmasından yana olmuştuk." diye konuştu.

"BUYURUN MEYDAN"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Halk oylamasıyla seçim arasındaki 2,5 yıllık dönemin Türkiye'nin normal gündemiyle geçmesi halinde herhangi bir sıkıntıya yol açmayacağına inanıyorduk. Ancak iç ve dış siyasi, askeri, ekonomik gelişmelerin seyri bize bu süreyi mevcut sistemle devam ettirmemizin oldukça ciddi maliyetleri olacağını gösterdi. Yoksa Cumhurbaşkanı olarak benim şu anda önümde 1,5 yılım daha var. Yani bu makamın, bu koltuğun hırslısı konumunda olsak 1,5 yıl daha devam edebilirdik. Böyle bir hırsın içinde değil ama yaptığımız bütün bu hesaplar neticesinde bu sıkıntılar bizim ülkemize, milletimize bir bedel ödeteceği endişesiyle dedik ki bu adımı atalım. Bir de öyle bir ana muhalefetimiz var ki sağ olsun, onlar da ikide bir 'hodri meydan, hodri meydan, hodri meydan' dedi. Madem bu kadar 'hodri meydan' diyorsunuz, 'buyurun meydan' demek durumunda kaldık."

Millete verdikleri taahhüde bağlı kalarak erken seçim sözünü telaffuz etmediklerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Şimdi artık bu adımı atalım dedik ve bildiğiniz gibi Milliyetçi Hareket Partisinin de bu konudaki olumlu yaklaşımı sebebiyle Sayın Bahçeli'nin salı günü yaptıkları açıklama neticesinde kendileriyle daha önce bir, bir araya gelme davetim olmuştu ve bu davetimize icabetle oturduk, bu meseleleri kendisiyle değerlendirdik. Değerlendirdikten sonra da arkadaşlarımızla da yaptığım istişareler neticesinde 24 Haziran'da Türkiye'de bu erken seçimi gerçekleştirelim istedik. Şimdi ciddi bir heyecanın, olumlu bir havanın ülkemde estiğini görüyorum. Böylece aslında kendi gündemimizde bu durum olmamasına rağmen yapılan çağrıya icabetle erken seçim tarihinin 24 Haziran olması konusunda Sayın Bahçeli ile mutabık kaldık. Parti gruplarımızın Meclis'e sunduğu teklif dün Komisyon'da görüşülerek kabul edildi. İnşallah bugün de Genel Kurulda karar altına alınacak, hemen ardından da görüldüğü gibi bu muaccel durumla beraber Yüksek Seçim Kurulu da zaten yol haritasını şu anda süratle hazırlıyor. O yol haritasına göre bizler de hazırlıklarımızı yapacak, 24 Haziran'a giden süreci işletmiş olacağız."

Seçimlerin şimdiden Türkiye'ye hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, "Bulunduğumuz coğrafyanın ve ülkemizin içinden geçtiği dönemin hassasiyeti, hızlı kararlar vermemizi ve bunları dirayetle uygulamamızı gerektiriyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçmemizin gerisinde de en çok bu ihtiyaç var. Örneğin, biz bu kararı Meclis'te aldığımız anda hemen malum YÖK bana bağlı olduğu için de hemen kendileriyle görüştük ve görüştüğümüz andan itibaren de hemen bu yıl yapılacak olan üniversite giriş imtihanlarının da kararını da hemen kendileri de toplantıyı yaparak 1 hafta ötelemek suretiyle alma imkanını buldu. Bu bir şeyi gösteriyor, yani bu Başkanlık sisteminin ne denli seri karar alma, neticeye gitme imkanını verdiğini ortaya koyuyor. Bu yarın birçok konularda bizim önümüzü açacak ve çok daha seri adımlar atmak suretiyle inşallah ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarma hedefine ulaşacağız." ifadelerini kullandı.

"SEÇİM YAPMA KARARINI BİR ÇEŞİT DEPREME HAZIRLIK FAALİYETİ OLARAK GÖRÜYORUM"

Bugüne değin bürokrasiyle ilgili ciddi şikayetler aldıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Her zaman söyledim, bürokratik oligarşi diye ve ne yazık ki bu bürokratik oligarşiden tüm dünya hep feryat eder. Bizde de öyle ama şimdi en azından bu bürokratik oligarşiyi bu sistemle büyük ölçüde yıkma fırsatını da buluyoruz. Bize bir de bunu getiriyor. Arkadaşlarımla dün de bütün gün bunun çalışmalarını yapıyorduk, getirisi, götürüsü nedir, ne değildir diye ve inanıyorum ki 24 Haziran'dan sonraki dönemde bir başka Türkiye'yi inşa ve ihya edeceğiz. Geçiş dönemi olması sebebiyle pek çok bürokrat farklı hesaplarla sorumluluk almaktan hep çekinmiştir. Bizzat takibini yaptığımız işlerin yürüdüğü, kafamızı çevirdiğimiz her yerde sorunların baş gösterdiği bir düzeni adeta ite kaka sürdürmeye çalışıyorduk. Erken seçim kararı her ne kadar bizim arzumuzla ortaya çıkmamış bulunsa da yeni yönetim sisteminin bir an önce devreye girmesini sağlayacak olması bakımından çok ama çok isabetli. Bu kararla aynı zamanda ülkemizle ilgili senaryoları da altüst ettik. 24 Haziran'da seçim yapma kararını bir çeşit depreme hazırlık faaliyeti olarak görüyorum. Aynen öyle."

Türkiye'nin önünde, ekonomiden yatırımlara, savunmadan temel hizmetlere kadar her alanda atması gereken adımların olduğunu, bunları gerçekleştirdiklerinde Türkiye'nin bölgede ve dünyada kendisine rol biçilen değil, rol dağıtan bir ülke durumuna geleceğini ifade eden Erdoğan, "Yani depremin yıkıcı etkilerine karşı hazırlık yapmış olacağız. Aksi taktirde tıpkı son iki asrımızın olduğu gibi bu süreçten zararlı çıkmamız kaçınılmaz hale gelecektir." diye konuştu.

Seçimleri büyük ve güçlü Türkiye için yeni bir çıkış, yeni bir enerji depolama fırsatı olarak gördüklerini vurgulayan Erdoğan, her zaman olduğu gibi "en büyük hakem olan" milletin kararına tabi olduklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Demokrasinin güzelliği, milletimizin yöneticilerinin o güne kadar yaptığı hizmetleri murakabe etme, gelecekte yapacaklarının da onayını verme imkanı sağlıyor olmasıdır. Milletimiz bize yola devam derse yaptığımız hizmetleri katlayarak sürdürecek, hedeflerimize ulaşacak, ülkemizin menfaatlerini her yerde koruyacağız. Eğer milletimizin iradesi başka şekilde tezahür ederse ona da saygı duymak boynumuzun borcu. Rabbim yar ve yardımcımız olsun."

Konuşmasının sonunda Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nün 150. kuruluş yıl dönümünü tebrik eden ve bilim insanlarına, çalışanlara, araştırmacılara teşekkür eden Erdoğan, sözlerini "Allah dünyadaki hiçbir ülkeyi ve milleti onlarla birlikte bizi de afetlerle sınamasın, imtihan etmesin." diyerek tamamladı.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner386
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    2019 CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE ERDOĞAN %60 OY ALIR...

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • İzmir Time - 10 Temmuz 2014 Manşeti
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV