banner577

banner582

banner499

banner500

banner501

banner503

banner497

banner504

banner565

18 Kasım 2019 Pazartesi

'20 senelik ceset bir anda çürüdü!'

Turgut Özal'ın otopsisinde yaşanan hayret verici olay...

banner98
29 Kasım 2012 Perşembe 19:30
Bu haber 920 kez okundu
'20 senelik ceset bir anda çürüdü!'
banner521

 

Habertürk'te ekrana gelen "Perspektif" programına konuk olan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal 'ın oğlu Ahmet Özal yine çok konuşulacak açıklamalar yaptı. Babasının naaşına geçtiğimiz ay yapılan otopsiye de değinen Ahmet Özal, "20 senedir bozulmayan ceset Adli Tıp'ta yapılan otopsi işleminin bitiminin ardından bir anda siyahlaşmaya başladı. Bu haliyle ceset 'Ben görevimi yaptım gidiyorum' der gibiydi" ifadelerini kullandı. İşte Ahmet Özal'ın konuşmasından öne çıkan çarpıcı başlıklar...

"KIZI KAÇIRILMIŞTI"

"Çok ciddi bir tezgah vardı. Orada anne ve babama ayrılmış iki koltuk vardı. Ancak kongreye geç kaldıkları için babam direk kürsüye çıkıp konuşmasını yaptı. Yani kendilerine ait yere otursalardı tetikçiyle aralarında yarım metre kadar bir fark vardı. Ben soruşturmayı yürüten savcı Uğur Tönük Bey'i tanıdım. Kızı kaçırılmıştı. Soruşturmanın durdurulması isteniyor belli ki.

"O BİLGİLER MEZARA GİTMEMELİ"

Kartal Demirağ o mahkemede tek sanık olan yargılanan birisiydi. Rahmetli babam bu işin köküne kadar indi, arkasında kimler olduğu öğrenildi. Hepsi bilindi. Ben babama şunu sordum "Herşeyi öğrendiniz niye açıklamıyorsunuz?" Babam bunun karşılığında "Şu anda Türkiye'nin kalkınması önemli benim suikastimle ülke vakit kaybetmesin" dedi. Amcam Korkut Özal o günlerde bilgileri açıklamak istemedi. Şimdi düşünüyorum adalet istiyorsak, o bilgiler mezara gitmemeli.

"CESEDİNİN BOZULMAMASI MUCİZE"

Ben babam rahmetli olduğu zaman yurtdışındaydım. Otopsi için anneme soruldu deniyor, ama sorulmadığını biliyorum. Ben o yıllarda yapılacak olan otopsinin bir sonuç vereceğine inanmıyorum. Çünkü hem o günkü teknoloji ve o zamanki baskı meselesi. Şimdi yapılan otopside iç organlarıyla birlikte yapılan otopsi, Adli Tıp'ın inanılmaz bir şekilde işini kolaylaştırdı. 19 sene sonra bütün organlarıyla beraber orada durması bana göre mucizeye giriyor.

"BABAMIN CESEDİ BİR ANDA ÇÜRÜDÜ"

Ben Adli Tıp yetkilileriyle hiç konuşmadım. Onları rahat bırakmak istedim. Fakat ben Adli Tıpçılar'dan çok etkilendim. 3 ayrı grup birlikte çalıştılar. Cesedin beyninin yerinde olması, kemik iliklerinin yerinde olması ve üç gün çalışmanın sonunda ceset bir anda siyahlaşıp çürümeye başlamış. 20 sene ceset çürümemiş. Bu haliyle baktığımızda Sanki ceset 'görevimi yaptım ben gidiyorum' der gibi. Bu gerçekten çok şaşırtıcı. Dünya tarihinde benzerinin görülmediği bir şey. Bana göre Allah'ın işi bu...

'ÇOK CİDDİ RİSK ALACAĞIM' DEDİ

Aşkabad'ta bana söyledi. 'Türkiye'ye döndüğümde çok ciddi bir risk alacağım' dedi. 'Türkiye, Kürt sorunu ve PKK'yı çözmeden ilerleyemez' dedi. 19 Mayıs'ta resmi konuşmamın ardından Cumhurbaşkanlığı'ndan istifa edip aktif siyasete yeniden döneceğini söyledi. O dönemde Türkiye'nin iyi gitmediğini söylüyordu, 'benim müdahale etmem lazım' diyordu. Özellikle Kürt meselesini çözmek için siyasi risk alacağını söylüyordu. Kafansında neler yapacağıyla ilgili planlar vardı. Mesela genel af vardı. Türkiye'de siyasi yapının düzelmesi için Anayasa değişikliği, başkanlık modeli gibi radikal değişiklikler vardı.

İKİ KÜRT RAPORU HAZIRLANMIŞTI

Adnan Kahveci ve Eşref Bitlis, Kürt meselesiyle ilgili çok ciddi raporlar hazırlıyorlardı. Biri askeri diğeri ekonomik olarak Kürt raporu hazırlamıştı. Rahmetli Kahveci'nin kazada yanında bulundurduğu ve Kürt raporunun bulunduğu çanta kayboldu. Babam Nisan başında seyahata gitmeden önce beni Ankara'da çağırdı. Bugün burada söyleyemeceğim bir sürü şeyler söyledi. Özbekistan'da Nakşibendi Hazretleri'nin türbesinden gazeteci Servet Kabaklı toprak alırken ona şunu söylemiş: 'Biraz daha fazla al, bana da lazım olacak'

"İSTİFA EDİP YENİ PARTİ KURACAKTI"

Anavatan Partisi'nin başına geçmeyi planlamıyordu. Yeni bir parti kurmayı düşünüyordu. Anavatan Partisi'yle ilgili 'maddi ve manevi bağlarımı' kopardım demişti. Anavatan'a daha sonra gelen liderler babama çok yanlışlar yaptı. O yüzden Anavatan Partisi'ne yeniden dönmek istemiyordu. Yeni bir parti kurmayı tasarlıyordu. Rahmetli çok iddialı konuşurdu. 'Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar 21. yüzyıl Türkler'in asrı olacaktır' sözü ona aittir.

YATAKTA DİNLEME CİHAZLARI ÇIKTI

Babam başbakanlığı dönümünde yatak odasında her ay bir ekip gelip dinleme cihazı var mı diye bakarlardı. Ve her ay ortalama 5 tane dinleme cihazı bulundu. 

"DEMİREL'İN SÖZLERİ BİZİ İNCİTTİ"

Demirel'in 'safsata' demesi kendi fikridir. Benim için bilginin, araştırmanın, tekniğin raporu önemli. Baştan beri buna inanmayanlar oldu. Önemli olan araştırmaların raporların sonuçları. Babam en son ABD'de yaptırdığı son check-upta sapasağlam çıktı. Bir tek prostatı vardı kanser falan değildi. Bir insan sabah kalkıp da prostattan ölmez. Demirel'in babamın zehirlendiğine inanmıyorum demesi bizi aile olarak incitiyor. Ben sadece Demirel'e değil bu konuda önyargılı olan gazetecilere de kırgınım.



banner578

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner386
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    BENİ HAYATA BAĞLAYAN TEK ŞEY AHİRET İNANCIMDIR?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • İzmir Time - 10 Temmuz 2014 Manşeti
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV