banner211

banner521

banner500

banner501

banner503

banner497

banner511

izmir escort

banner493
19 Ekim 2018 Cuma

Türkiye Elbette ki Üreterek Büyüyecektir…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu TBMM CHP Grup Toplantısında Konuştu .Mecliste Milletvekillerine ve Partililere Hitaben Yaptığı Konuşmada Kılıçdaroğlu; “Elbette ki Türkiye üreterek büyüyecektir, elbette ki Türkiye ürettiği zaman insan haklarına değer verdiği zaman uluslararası alanda da saygınlık kazanacaktır, elbette ki gazeteciler özgürce yazdığı zaman, uluslararası arenada saygınlık kazanacaktır. Türkiye’yi saygın kılan demokrasi, insan hakları ve üretimdir. Bunun kaçınılmaz olduğunu herkesin bilmesi gerekir.”

banner98
13 Şubat 2018 Salı 21:15
Türkiye Elbette ki Üreterek Büyüyecektir…

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun TBMM CHP Grup Toplantısında yaptığı konuşma şöyle:

21.YÜZYILDA GAZETECİLERİN ELİNE KELEPÇE VURMAK, BİR İNSANLIK AYIBIDIR

Biliyorsunuz OHAL bütün ağırlığıyla devam ediyor. Bir milyonu aşkın mağdur aile var, bir milyonu aşkın! Çoğunun savunma hakları bile elinden alınmış. Daha iddianamesi yazılmayan ve hapishanelerde aylardır bekleyen gencecik öğrencilerimiz var. Hiç kimse endişe etmesin, nerede bir mağdur varsa orada Cumhuriyet Halk Partisi olacaktır.

Silivri’de yargılananlar var, İstanbul’da yargılananlar var. 21.yüzyılda gazetecilerin eline kelepçe vurmak, bir insanlık ayıbıdır. Gazetecinin elinde kalemi vardır, düşüncesini özgürce yazar. Birisini beğenmek veya beğenmemek gibi bir lüksü yoktur. Oturur vicdanına göre, inancına göre hayatı sorgular ve yazısını yazar, haberini yapar. Ama “sen misin yazı yazan, sen misin kalem oynatan” deyip, iktidarın hoşuna gitmeyen gazetecilerin eline kelepçe vurup, eğer onları mahkemenin önüne çıkarırsanız, yine hiç kimse endişe etmesin görüşü ne olursa olsun bütün yüreğimiz o gazetecilerin yanında, hepsinin izmir escort yanında.

MERKEZDEN ALINAN TALİMATLA ENİS BERBEROĞLU HAPİSHANEDE ESİR

Yine bugün İstanbul’da Enis Berberoğlu yargılanıyor, duruşmaya ara verildi, bekliyoruz nasıl bir karar çıkacak diye. Elde hiçbir somut veri yok. Bakın bir daha söylüyorum; elde hiçbir somut veri yok, hiçbir belge yok, hiçbir doküman yok, ama bir merkezden alınan talimatla Enis Berberoğlu hapishanede esir konumunda. Buradan Enis Berberoğlu’na da selamlarımızı ve sevgilerimizi gönderiyorum. Hiç meraklanma, hiç meraklanma!

VATANDAŞ BORÇ BATAĞINDA

Bakın, Şubat 2018 başı itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi kartı dolayısıyla vatandaşın borç yükü 509 milyar lira, eski parayla 509 katrilyon lira, vatandaş borç batağında. Peki, ödedikleri faizler ne kadar? 2014 yılında vatandaş 37 milyar lira faiz ödedi bankalara. 2017’de 56 milyar lira, 56 katrilyon lira bu ülkenin fakir fukarası gitti bankalara faiz ödedi. Şu anda 2017 itibariyle 1 milyon 293 bin vatandaşımız bankalar tarafından kara listeye alınmış durumda, borçlarını ödeyemedikleri için. Ben daha taksi şoförünün, traktörü kullanan çiftçinin, tır şoförünün, kamyon şoförünün dünyanın en pahalı mazotunu kullandığını biliyorum, şimdilik onları bir tarafta tutuyorum. Onlar dönüp kendi

hayatlarını sorgulasınlar. Kamyon şoförü kardeşim, tır şoförü kardeşim, taksi şoförü kardeşim, sana dünyanın en pahalı mazotunu benzinini dağıtıyorlar. Emin ol inan, o pahalı mazotu onlara yedireceğim, sana doğru dürüst kazanacağın helalinden fiyat vereceğim, hiç endişe etme.

GÜNAYDIN RECEP BEY, YILLARDIR ÇALIŞIYORSUN FAİZ LOBİSİNE!

Ben bunları söyleyince çok alınıyorlar, ama size bir sürpriz yapayım, bu sefer ben değil Yeni Şafak Gazetesi ne yazıyor? Ondan biraz söz edeceğim. Yeni Şafak Gazetesi aslında son derece güzel bir gazetecilik örneği yapmış. Manşetten bir haber veriyor, “son üç yılda en büyük bin sanayi kuruluşu bankalara tam 10 milyar 800 milyon lira faiz ödedi” yani 10 katrilyon 800 milyar lira bankalara faiz ödedi diyor. Kim? Üreten şirketler. Faiz ödüyorlar. Nedir bu 10 katrilyonluk faizin kârlardaki payı ne kadar biliyor musunuz? Yüzde 51, kârının yüzde 51’ini bankalara faiz olarak ödüyor.Yine dünkü Yeni Şafak Gazetesi haberi sürdürüyor ve daha güzel daha büyük bir başlık atıyor. Diyor ki; “kamu bankalarının faizi özel bankaları geçti, daha yüksek bir faiz istiyorlar”. Doğru mu? Doğru. Biliyorum, Erdoğan o haberi görmemiş. Görse diyecek ki, bunu Kılıçdaroğlu kesin yapmıştır, bu faizleri Kılıçdaroğlu yapmıştır, bu faizleri de CHP yükseltmiştir diyecekti.Ben şimdi size Erdoğan’ın konuşmasından bir bölüm okuyacağım, yeni yaptığı bir konuşma. Şöyle diyor Bay Recep; “Birileri hâlâ görmezlikten geliyor. Geçenlerde bir banka kârını açıklıyor, 6 küsur milyar TL. Biz bu faiz lobisine mi çalışacağız?” Günaydın Recep Bey, aylardır yıllardır çalışıyorsun faiz lobisine, dilimizde tüy bitti, sana defalarca söyledik. Sen Türk Halkının değil, faiz lobisinin başbakanısın, faiz lobisinin liderisin sen, onlara çalışıyorsun, onlara hizmet ediyorsun sen.

15 YILDIR BU MEMLEKETİ YÖNETTİĞİNİN HÂLÂ FARKINDA DEĞİL MİSİN?

“Birinci derecede Merkez Bankası ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu aktif rol almak zorunda” diyor. “Siz aktif rol almadıktan sonra, öbürleri istediği gibi at oynatır, kesinlikle faize taviz vermeyeceğiz.” 15 yıldır kesinlikle taviz vermeyecekmiş faize beyefendi. Tabii bunu okuyan birisi diyecek ki, herhalde düşünecek ki, kesin CHP iktidarda, Erdoğan muhalefette, bankalara kızıyor, Merkez Bankasına kızıyor, Bankacılık Düzenleme Denetleme Kuruluna kızıyor, ey Kılıçdaroğlu niye müdahale etmiyorsun diyor. Ben sana sorayım Recep Bey, 15 yıldır bu memleketi senin yönettiğinin sen hâlâ farkında değil misin? Sen hâlâ işgal edilen bir koltukta fuzuli şagil konumunda değil misin? Sen hâlâ bu ülkede tefecilere çalışan bir adam değil misin? Milletin kanını emdin sen, kanını emdin, gelirini emdin. Şimdi şikâyet ediyor. Sen bir kanun hükmünde kararnameyle hocaları üniversiteden atıyorsun, bir kanun hükmünde kararnameyle adamların malvarlığına el koyuyorsun, bir kanun hükmünde kararnameyle tutuyorsun insanları perişan ediyorsun, ailelerini de atıyorsun. Bir de faiz lobisiyle mücadele et. Çıkar bir kanun hükmünde kararname, de ki faiz sıfır olmuştur. Vallahi de billahi de geleceğim saraya seni kutlayacağım bu kararnameyi çıkarırsan. Çıkar de ki, faiz sıfır olmuştur. Eyvallah.

SEVGİLİ RECEP BEY, SENİ TEFECİLER DE KANDIRIYOR

Yapabilir mi? Yapamaz efendim. Niye yapamaz onu size söyleyeyim. Yakasını tefecilere kaptırmışsa... Yakasını tefecilere kaptırmış, hem içeride hem dışarıda. Tefeci faiz oranı şu olacak diyor, bunlar da aynen ona uyuyorlar. Niçin? Borç para lazım, yoksa ekonomi dönmüyor. Bizim cumhuriyet tarihinde yakasını tefecilere kaptıran iktidar bu iktidardır, tefecilere hizmet eden iktidar bu iktidardır. Şimdi itiraf ediyorlar, efendim önlem almamız lazım. Günaydın, 15 yıldır ne yapıyordun sen? Birileri kandırıyordu. Sana bir sır daha vereyim, kimse duymasın. Şimdi seni tefeciler de kandırıyor. Sevgili

Erdoğan, Sevgili Recep Bey, seni tefeciler de kandırıyor, yüksek faizlerle senden para alıyorlar, senden para çekiyorlar. Sen onlara hizmet eder konuma geldin.

HEM SUÇLU, HEM GÜÇLÜ!

Ve devam ediyor; “enflasyon çift haneli rakamdan tek haneye inmiş değil” iyi, enflasyonun inmediğini itiraf ediyor. “Bu mantıkla bu kafayla gidildiği sürece inmez de” Allah Allah, CHP iktidarda, bu kafayla bu mantıkla giderse inmez diyor tabii. “Şu anda yüzde 16, 17, 18, hatta 20’nin üzerinde faiz uygulayan bankalar var” günaydın Recep Bey, evet günaydın. “Bu şartlarda istihdam nasıl düzelecek?” Demek ki işsizliğin farkına yeni vardı, insanlar kendisini yakınca.

“Yatırım olmadan istihdam olur mu? Olmaz, olmayacak.” Doğru, bu kadar işsizlik nereden çıkıyor? Sen tefecilere hizmet edip, 149 milyar dolar bir avuç tefeciye faiz olarak ödersen, bu ülkede kim yatırım yapacak? Devam ediyor; “Millet zannediyor ki, krediyi alan eziliyor. Krediyi alan değil, aslında tüketici eziliyor.” Doğru söylüyor. “Krediyi alan öyle veya böyle işini çeviriyor, çeviremiyorsa da batıyor. Bütün bunları görmezden gelmek doğru değildir.” Doğru. Bak doğruya doğru diyoruz Recep Bey. Sen doğruları söylüyorsun, ama bu doğruları söylemek, senin doğru yaptığın anlamına gelmiyor. Sen memleketi bu hale getirdin. Bu hale getirip, şimdi şikâyet ediyorsun; hem suçlu, hem güçlü buna denir işte. İnsanda biraz ar damarı olur, utanma duygusu olur. Hem memleketi bu hale getireceksin, hem şikâyet edeceksin, hem de zeytinyağı gibi suyun üstüne çıkacaksın, hiçbir kusuru yokmuş gibi. Sorumlu kim? Sorumlu CHP... Sevsinler senin CHP’ni.

BİZ LAF EBELİĞİ YAPMAYIZ, MİLLETİN ÇIKARLARINI KORURUZ

Efendim sadece İstanbul’da 1 milyonun üstündeki haneye su ve doğalgaz verilmiyor, suyunu ve doğalgazını kestiler. Ben size diyorum ya, bunlarda vicdan yok, bunlarda ahlak yok. Vallahi de billahi de, din de yok iman da yok. Adamın suyu kesilir mi? Şimdi düşünün suyu kesilen bir ev düşünün. Yeni doğum yapılmış, çocuk var küçücük çocuk. Geliyorsunuz suyunu kesiyorsunuz. Su kesilir mi? Bir insan soğukta yaşayabilir, dışarıda yaşayabilir, ama susuz yaşayamaz. Siz suyunu kesiyorsunuz. Türkiye’yi 15 yılda hangi noktaya getirdiğini milletimin vicdanına bırakıyorum, milletimin vicdanına! 15 yılda... Sen fakir fukaranın suyunu kesiyorsun. Bu ailelerin büyük bir kısmı gariban, büyük bir kısmı fakir fukara, yazık günah değil mi? Peki, bunların derdini kim dile getiriyor? Bizler getiriyoruz. Bu ülkenin fakirinden fukarasından garibinden gurebasından yana olan bizler getiriyoruz.Bir şey daha anlatayım. Kerkük’ün bizim için ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliriz. Tarihi bağlarımız var, orada soydaşlarımız var; ortak dilimiz var, ortak kültürümüz var, ortak inancımız var. Onlara her zaman her ortamda destek verdik. Adalet yürüyüşü sırasında bile bizim gençlik kollarımız tırlarla Kerkük’teki kardeşlerimize Türkmenlere yardım götürdüler. Bir değil, birden fazla yardım götürdüler. Çünkü biz onların yaptığı gibi laf ebeliği yapmıyoruz. Biz dürüst ve namuslu siyaset yapıyoruz. Nerede bir vatandaşımız varsa, nerede bir soydaşımız akrabamız varsa, her türlü yardımı yapıyoruz.

Kerkük’te Türkmenler sistemli bir şekilde öldürülüyorlar. Recep Bey duysun, Dışişleri Bakanı da duysun, Kerkük’te Türkmenler sistemli bir şekilde öldürülüyorlar. En son Ocak ayı içinde iki değerli Türkmen lider öldürüldü. Irak Türkmen cephesi Kerkük’teki askeri mahalle sorumlusu Alaaddin Abdülmaksut Salih’i 2 Ocak 2018 tarihinde kimliği belirsiz kişilerce katledildi. Hükümetten bir laf duydunuz mu? Hükümet bu konuda bir şey söyledi mi? Recep Bey bir şey söyledi mi? Haberi bile yoktur, haberi bile yoktur!Yine Kerkük Üniversitesi İslami Öğrenim Bölümü Başkan Yardımcısı 6 Şubat 2018 tarihinde kimliği belirsiz kişilerce katledildi. Bunları dile getiren kim? Biziz. Bunlara sahip çıkan kim? Biziz. Kerkük’teki Türkmenlere sahip çıkan kim? Biziz. Suriye’deki Türkmenlere sahip çıkan kim?

Biziz. Kim mağdursa biz onların yanındayız; çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz, çünkü biz milletin partisiyiz, çünkü biz laf ebeliği yapmayız, çünkü biz milletin çıkarlarını koruruz.

VATANİ GÖREVİ PARTİ GÖREVİNE DÖNÜŞTÜRMEK; ORDUYA DA, VATANA DA İHANETTİR

Değerli arkadaşlarım, bizleri televizyonları başında izleyen saygıdeğer vatandaşlarım, bir devleti güçlü kılan ekonomisidir. Ekonominiz güçlüyse, yakanızı tefecilere kaptırmadıysanız, üretiyorsanız güçlüsünüz. Teknoloji üreteceksiniz, bilgi üreteceksiniz, tarlada ürün üreteceksiniz, fabrikada katma değeri yüksek ürün üreteceksiniz. Herkes çalışacak, herkes üretecek ve dünyada ekonomideki gücünüzle söz sahibi olacaksınız. Herkes Türkiye’nin üretiminden ve gücünden söz edecek; bunu yapacağız, bunu yapmak zorundayız.Elbette ki Türkiye üreterek büyüyecektir, elbette ki Türkiye ürettiği zaman insan haklarına değer verdiği zaman uluslararası alanda da saygınlık kazanacaktır, elbette ki gazeteciler özgürce yazdığı zaman, uluslararası arenada saygınlık kazanacaktır. Türkiye’yi saygın kılan demokrasi, insan hakları ve üretimdir. Bunun kaçınılmaz olduğunu herkesin bilmesi gerekir.Peki, istediğiniz kadar güçlü olun, üretin, fabrikada, üniversitede, okulda, tarlada üretin, ama bir konuyu hiç kimsenin unutmaması lazım. O da şudur: Ülkenin bekası ve geleceği. Ülkenin bekasının güvencesi, o ülkenin ordusudur. Biz kendi ordumuzu peygamber ocağı olarak tanımlarız, kendi ordumuzu Mehmetçik’in yuvası olarak tanımlarız, kendi ordumuzu Mustafa Kemal’in ordusu olarak tanımlarız. Ordumuzun Afrin’de yaptığı harekatı destekledik ilk günden itibaren. Hiç sağa sola yalpalamayın. Telefon edildiğinde şunu söyledim: “Hava harekatı konusunda gerekli destek sağlandı mı? Gerekli destek sağlandı. Kullandığım cümle şu oldu: Allah ordumuzun yolunu açsın.”

Bugün Afrin’de mücadele ediliyor, zor şartlarda mücadele ediliyor. Şehitlerimiz geliyor. İsteriz ki, hiçbir askerimizin burnu kanamasın, her annenin yüreği pıt pıt adıyor, özellikle çocukları asker olan annelerin. Oğlunun sağ salim eve dönmesini istiyor. Ama sonuçta bir vatan görevi yapıyor, bir mücadele yapıyor. Vatan görevi, ordumuzun yaptığı mücadele Türk halkının Türk milletinin mücadelesidir, Erdoğan’ın mücadelesi değildir bu. Onu siyasallaştırmak doğru değildir, ordu hepimizin ordusudur. Hepimizin çocukları, hangi görüşten olursak olalım askere giderler, askerliklerini yaparlar. Vatani görevdir bunun adı, parti görevi değildir, vatani görevdir. Şimdi siz vatani görevi parti görevine dönüştürmek istiyorsunuz. Bunun adı orduya da vatana da ihanettir, sana buna izin vermem kusura bakma.

 

AFRİN OPERASYONU DEVLETİN OPERASYONUDUR, SİYASETİN DEĞİL

Hiç kimse unutmasın, Afrin operasyonu devletin bir operasyonudur, siyasetin değil. Hiç kimse unutmasın. Afrin operasyonunun başlamasından önce muhataplarıyla gidip devlet adına görüşen iki önemli devlet bürokratı vardır. Birincisi, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’dır, ikincisi MİT Müsteşarı Hakan Fidan’dır. Siyaset devreye girmemiş ve siyaset ciddiye alınmamıştır. Bu ikisi Moskova’ya da gittiler, Avrupa’ya da gittiler, Amerika’ya da gittiler, Türkiye Cumhuriyetinin bekası için bu operasyonun gerekliliğini anlattılar ve hava desteğini de bunların sayesinde aldılar. Kalkmış afra tafra geziyor ortalıkta kahraman diye. Dünyanın en korkak adamı kahraman olacak.

 

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    BENİ HAYATA BAĞLAYAN TEK ŞEY AHİRET İNANCIMDIR?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • İzmir Time - 10 Temmuz 2014 Manşeti
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV