banner529

banner528

banner532

banner533

banner218

banner526

banner211

banner521

banner500

banner501

banner503

banner504

banner511

izmir escort

banner493
17 Şubat 2019 Pazar

banner530

Aldatılmanızın kaynağı Bilinçaltı kodlarınız olabilir

Demirhan,“Aldatma ve aldatılmanın çok uzun ve derin bir denklemi var. Öncelikle bilinçaltının nasıl çalıştığını bilmeniz önemlidir. Dikkatiniz nerede ise bilinçaltınız onu kayıtlar. İçsel niyetiniz sadakatli bir ilişki fakat dikkatiniz güvensizlikte ise bilinçaltı yaşanacaklar listesine güvensizliği alır. Dikkatiniz ve gözünüz nerede ise enerjiniz orada çalışır. Bilinçaltı da enerjinin aktif olduğu konuyu alıp yaşam formülüne ekler. Oldukça basit olan bu kural evrenseldir yani herkes için eşit seviyede geçerlidir. "

banner98
16 Ocak 2019 Çarşamba 17:15
Bu haber 259 kez okundu
Aldatılmanızın kaynağı Bilinçaltı kodlarınız olabilir
Sadakat huzurla birleştirip güvenle taçlandırdığımız bir duygu ve durumdur. Hayatta tüm ilişkilerin içinde olmasını arzu ettiğimiz sadakat, aldatma ya da aldatılma ile gölgelenmiş olabilir. İnsan neden aradığını bulamaz da hep istemediği şeyle karşılaşır?

Eğitmen ve Danışman Ebru Demirhan aldatmanın ilişkilerdeki dinamiğini şöyle anlatıyor;

“Aldatma ve aldatılmanın çok uzun ve derin bir denklemi var. Öncelikle bilinçaltının nasıl çalıştığını bilmeniz önemlidir. Dikkatiniz nerede ise bilinçaltınız onu kayıtlar. İçsel niyetiniz sadakatli bir ilişki fakat dikkatiniz güvensizlikte ise bilinçaltı yaşanacaklar listesine güvensizliği alır. Dikkatiniz ve gözünüz nerede ise enerjiniz orada çalışır. Bilinçaltı da enerjinin aktif olduğu konuyu alıp yaşam formülüne ekler. Oldukça basit olan bu kural evrenseldir yani herkes için eşit seviyede geçerlidir. Bilinçaltı, partnerinizi “Bana sadık mı?” diye takip ederse kodlama olarak sadakati alır ve yaşam yolunuza sadık insanları seçer. Dikkatiniz “Beni aldatıyor mu? Ona güvenebilir miyim? Güvensiz birisine benziyor.” gibi düşünce ve sorularda ise davet ettiğiniz konu ne yazık ki güvensizlik ve sadakatsizlik olacaktır.

Yetiştiğimiz ortam, aile içi sadakat, anne – baba ilişkisi içindeki güven ve evlilik akdine olan sadakat oldukça önemlidir. Ailede şahit olduğumuz hikayeler ve yetiştirilme şekli aldatma, aldatılma konusuna zemin hazırlar.  Anne – baba, aile içinde aldatma ve doğal olarak aldatılma normal karşılanıyorsa fikren ve bilinçaltı seviyede normalleştiği için hayatın parçası olması olağandır. Aldatmak konunun bir parçası ise diğeri için aldatılmak da o seviyede konunun parçasıdır. Yani bir hanede, ilişkide aldatmak varsa eşit oranda aldatılmak vardır. Konuya bakışımızı her ikisini de içine alacak kadar geniş tutmalıyız.

“Erkek adam aldatır, elinin kiri, erkek aldatmazsa olmaz” gibi kültürel inançlarla büyütülmek ya da bunlara maruz kalmak aldatma – aldatılma konusunun önemli bir parçasıdır. Erkeğin aldatan olduğuna ve kadının buna razı olması gerektiğine inandırılarak büyütülen insanlar gün gelip bu hikayede kendine bir rol düştüğünü görecektir.

Anne – baba ailesinde yaşanan aldatmaya karşı çok tepkili olan bu nedenle herkese potansiyel sadakatsiz gözüyle bakan kişiler endişe, kaygı ve korkunun ne kadar üretken olduğunu hatırlamalıdır. Sırf bu sebeple hiç ilişki yaşamayıp yalnız kalmayı tercih eden insan sayısı az değildir.

Aldatma deyince aklımıza ilk erkekler gelse de aldatmak da aldatılmak da insana dair bir konudur. Bazı insanlar için gizemler, kaçamaklar, esrarengiz bir olayın parçası olmak oldukça eğlencelidir. Kimi insan sadece bunu yaşamak için aldatır. Kimi insan normalleştirdiği için aldatır. Kimisi yaşadığı kişi ile kuramadığı ilişkinin, yaşayamadığı arzularının hayata geçmesi için aldatır. Kimisi sevilmeyi sever, tercih edilmenin peşindedir. Kimisi neden aldattığını bilmez.

Kuantum alanda “cenin enerji” adında bir bağ vardır ki çoğunlukla erkek ile anne arasında kurulur. Dünya tarihi boyunca erkek (baba, kardeş, dayı, amca, oğul, eş) uğurlanmış, geri dönerse bağra basılmış dönmezse ağıdı yakılmıştır. Erkek ava gitmiş, savaşa gitmiş ve de çoğunlukla dönmemiştir. Her nesil öncesindeki tüm ataların yaşanmışlıklarını DNA ile alır ve işletir. Nesilden nesle aktarılan bilgide “erkek doğar ve bir şekilde gider” inancı yerleşince anneler farkında olmadan oğlu doğururken onu korumak için enerjisini kendinde tutar. Oğul doğar, büyür fakat eril enerjisinin bir kısmı annesinin rahminde kalır. Dünyanın cenin enerjili erkek oranı küçümsenemeyecek durumdadır. Annelerine bağımlı olabilirler. En ufak bir hastalıkta çocuklaşırlar. Ve kendi enerjilerini tamamlamak istedikleri için çok fazla ilişkiye girip onlara ait olanı toplamaya çalışırlar. Gerek anneler gerek oğulları için bilincin devrede olduğu bir davranış şekli değildir. Atalar kayıtlarının yol açtığı bilinçaltı tarafından işletilen bir durumdur. Aldatmanın arkasında var olan, görünmeyen çok önemli bir etkendir.

Cenin enerji bağları anne ya da erkek çocuk ile yapılan çalışmalarda dönüştürülür. Oğullarınız için “Senin özgür bırakıyorum. Bende kalan sana ait olan tüm enerjini iade ediyorum. Senin enerjinin tamamı senindir.” cümleleri ile yapacağınız içsel konuşmalarla onları özgür bırakabilirsiniz.”

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner535
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    BENİ HAYATA BAĞLAYAN TEK ŞEY AHİRET İNANCIMDIR?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • İzmir Time - 10 Temmuz 2014 Manşeti
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV