banner499

banner500

banner501

banner503

banner497

16 Temmuz 2019 Salı

Kasapoğlu, "Bu cennet vatanı gençlerimizle birlikte ilelebet payidar kılacağız”

"Onların açtığı bu yolda bu aziz coğrafyayı, bu cennet vatanı inşallah gençlerimizle birlikte ilelebet payidar kılacağız. Hiç kimseye yar etmeyeceğiz. Gençlerimize bu bilinci, bu şuuru aşılamak için de elbette Bakanlık olarak süregelen bu faaliyeti devam ettireceğiz. Her yıl hem yurdumuzun dört bir yanından hem dünyanın pek çok ülkesinden yoğun katılımla gerçekleştirdiğimiz bu faaliyet bizler için ayrı bir heyecan, coşku ve mutluluk veriyor. Yarınlara bu değerli gençlerimizle, onların o aydınlık yüzleriyle yürüyeceğiz. Güçlü Türkiye'yi, tıpkı 15 Temmuz'da olduğu gibi bizim kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi bozmak isteyenlere her daim güçlü bir şekilde durmak için daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz. Daha donanımlı bir gençlik için de çalışmaya devam edeceğiz."

banner98
25 Nisan 2019 Perşembe 23:05
Bu haber 174 kez okundu
Kasapoğlu,

57. ALAY’A VEFA:Çanakkale Kara Savaşları'nın 104'üncü yılı etkinlikleri kapsamında "57. Alaya Vefa Yürüyüşü"ne katılan Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, bu cennet toprakları vatan kılan ecdadı bir kez daha rahmetle, minnetle yad ettiklerini kaydederek, "Onların açtığı bu yolda bu aziz coğrafyayı, bu cennet vatanı inşallah gençlerimizle birlikte ilelebet payidar kılacağız. Hiç kimseye yar etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.Çanakkale Kara Savaşları'nın 104'üncü yılı etkinlikleri kapsamında, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından "57. Alaya Vefa Yürüyüşü" düzenlendi. Tarihi Gelibolu Yarımadası Kocadere Köyü Kamp Alanı'nda, şafak vakti şehitlere saygı için top atışı gerçekleştirildi. Alana gelen Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, gençlere "yarma çorbası" ikram etti.

İkram sırasında gazetecilere açıklama yapan Bakan Kasapoğlu, gençlerin her yıl burada kamp yaptığını hatırlatarak, gençlerin heyecanını gördüğünü ifade etti. Bakan Kasapoğlu, “Biraz sonra da namazımızı kılıp hep birlikte yürüyüşe başlayacağız. Gerçekten gençlerimizle omuz omuza o günleri, o anları hatırlayıp hep birlikte yürümek benim için de çok ayrı bir heyecan. Ben de çok heyecanlıyım" diye konuştu.

Yürüyüş sabah namazıyla başladı

Çorba ikramından sonra, çifte sela ve ezan okundu. Daha sonra Bakan Kasapoğlu ile binlerce genç, birlikte sabah namazı kılıp, yürüyüşe geçti. Etkinliğe, Türk öğrencilerin yanı sıra, üniversite eğitimi için Türkiye'de bulunan yabancı öğrenciler, Avustralya'dan gelen 45 kişilik grup ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi'nden öğrencilerin de aralarında bulunduğu 8 bin kişi katıldı.

Kocadere Köyü Kamp Alanı'ndan başlayan yaklaşık 5 kilometrelik yürüyüş sırasında gençler, Çanakkale Savaşları sırasında dedelerinin yaşadıklarını daha iyi hissedebilmeleri, o duyguyu yaşayabilmeleri için ses ve sis fişekleri atıldı.

Bazı gençler de savaşı canlandıran küçük gösteriler yaptı. Yürüyüşün 2. kilometresinde Çanakkale Kara Savaşları'nın 104. yıl dönümü dolayısıyla 104 metrelik Türk bayrağı açıldı.

“Bu cennet vatanı gençlerimizle birlikte ilelebet payidar kılacağız”

Beş kilometrelik yürüyüş Conkbayırı'nda sona erdi. Burada gazetecilere açıklama yapan Bakan Kasapoğlu, gençlerle birlikte ecdadın bir asır önce burada yaşadıkları o coşkuyu, heyecanı ve bilinci hissetmek için omuz omuza yürüdüklerini söyledi. Bakan Kasapoğlu, bu cennet toprakları vatan kılan ecdadı bir kez daha rahmetle, minnetle yad ettiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Onların açtığı bu yolda bu aziz coğrafyayı, bu cennet vatanı inşallah gençlerimizle birlikte ilelebet payidar kılacağız. Hiç kimseye yar etmeyeceğiz. Gençlerimize bu bilinci, bu şuuru aşılamak için de elbette Bakanlık olarak süregelen bu faaliyeti devam ettireceğiz. Her yıl hem yurdumuzun dört bir yanından hem dünyanın pek çok ülkesinden yoğun katılımla gerçekleştirdiğimiz bu faaliyet bizler için ayrı bir heyecan, coşku ve mutluluk veriyor. Yarınlara bu değerli gençlerimizle, onların o aydınlık yüzleriyle yürüyeceğiz. Güçlü Türkiye'yi, tıpkı 15 Temmuz'da olduğu gibi bizim kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi bozmak isteyenlere her daim güçlü bir şekilde durmak için daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz. Daha donanımlı bir gençlik için de çalışmaya devam edeceğiz."

"Kutlu yürüyüşü ilelebet taşıyacağız"

Gençlere yürüyüşten önce "yarma çorbası" ikram edildiğini anımsatan Bakan Kasapoğlu, "Şehadete korkusuzca yürüyen 57. Alay'ı da daha iyi anlamak için onların o günkü menülerini, o çorbayı gençlerimizle dağıttık. Gerçekten apayrı bir duyguydu, o günkü menünün içeriğini gençlerimizin bilmesi, hissetmesi. O günden bugüne gelen bu kutlu yürüyüşü ilelebet taşıyacağız" şeklinde konuştu.

Bakan Kasapoğlu, yürüyüşe Avustralya'dan gelen 45 gencin katıldığının hatırlatılması üzerine, "Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın dört bir yanından bu güzel hissiyatı paylaşmak için, öğrenmek için çok farklı gençlerimizle bir araya geldik. Bu farklılık da elbette bu yürüyüşe, bu güzel beraberliğe ayrı bir heyecan kattı, bizleri de mutlu etti" diye konuştu.

Conkbayırı Anıtı’nda tören düzenlendi

"57. Alay Vefa Yürüyüşü"nün tamamlandığı Conkbayırı Anıtı'nda bir tören düzenlendi. Anıta çelenk bırakılmasından sonra saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Program, saygı atışı ve Kur'an-ı Kerim tilavetiyle devam etti.

Törende bir konuşma yapan Bakan Kasapoğlu, evlattan ecdada uzanan bir köprüyü birlikte inşa etmek amacıyla tertip edilen "57. Alay Vefa Yürüyüşü"ne katılmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Bakanlığın bu güzel organizasyonunun geleneksel hale getirildiğini vurgulayan Bakan Kasapoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bakanlık olarak, bu yürüyüşlerin ilk gününden bugüne kadar yüzlerce gencimize tarihin kapılarını aralamış olmak bizim için ayrı bir bahtiyarlık vesilesidir. Bu buluşmanın gerçekleşmesinde emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim. Şair ne güzel sesleniyor; 'Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker. Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.' Bu mısralarla mertebesi tarif edilen kahramanlar, bundan yıllar evvel tam burada adeta ölüme meydan okuyup toprağa düştüler, uğruna can verdikleri bu topraklar için birer tohum oldular. Devrin bütün teknik silahlarıyla donanmış işgalcilere karşı göğüslerini siper ettiler fakat yollarından dönmediler. O gün düşmanda imkan, yiğitlerimizde ise iman vardı. O gün burada teskere alıp eve dönmenin değil, gerekirse bu memleket için şehadete yürümenin hayalini kuran 57. Alay vardı."

"Süngüleriyle bir büyük destan yazdılar"

Bakan Kasapoğlu, 57. Alay askerlerinin geride miras olarak ev, arsa değil, koca bir vatan bırakmak istediğini dile getirdi.

O kahraman askerlerin, kendi isimlerinden vazgeçip "Mehmetçik" olduklarını anlatan Kasapoğlu, "Kendilerine taarruzu değil, ölmeyi emreden kumandanlarının işaret ettiği hedefe korkusuzca koştular. O hücumun sonunda askerimizin pek çoğu şehit oldu belki ama tarihe geçen mücadelesiyle 57. Alay da işgalcilerin yüzünde bir tokat gibi patladı. Bu milletin yiğit evlatları, Conkbayırı'nda bütün güç hesaplarını darmadağın ederek süngüleriyle bir büyük destan yazdılar. Bu toprakları kendilerine mülk, bu milleti menfaatlerine köle yapacağını hayal eden işgalciler tarihin tozlu yaprakları arasında kaybolup gittiler ama kanlarıyla bayrağımıza rengini veren aziz şehitlerimiz, bu topraklarda tarihin altın sayfalarına asla silinmeyecek izler bıraktı" ifadelerini kullandı.

Bakan Kasapoğlu, şehitlerin istiklal için verdiği bu mücadelede, herkes için alınacak çok önemli ders ve ibretler olduğuna dikkati çekti. O gün buraya memleketin dört bir yanından çıkıp gelen, şehirleri, dilleri, hikayeleri farklı da olsa kalpleri aynı aşkla çarpan vatan evlatlarının bulunduğunu söyleyen Bakan Kasapoğlu, "O yiğitler, o vatan evlatları, kutlu bir gayenin etrafında ve istiklalin sembolü olan hilalin gölgesinde birleşmeyi bildiler. Onlar Diyarbakırlı, Trabzonlu, Edirneli, Erzurumlu, Antalyalı idi ancak her şeyden önce onlar aynı medeniyetin çocuklarıydı. Künyelerinin kayıtlı olduğu şehirlerin farklılığı bugün dahi bu milletin en büyük gücü olan birliğimizin önünde bir engel teşkil etmedi" şeklinde konuştu. Bakan Kasapoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"57. Alay bu milletin tefrikayla bölünmeyeceğini, isminin sonsuza dek bu coğrafyadan silinmeyeceğini dosta düşmana ilan eden kardeşlik tapusudur. Cennet uykularına dalmak için bu topraklardan ebediyete yürüyen şehitlerimiz arasında Kerkük'ten, Filistin'den, Bakü'den, Balkanlar'dan gelenler de vardı. İstanbul'u muhafaza ve müdafaa etmek için cepheye koşan o yiğit askerler, günümüzün strateji haritalarını aşan bir kutlu mesajın taşıyıcılarıdır. Onların Çanakkale'deki mezar taşları, bu aziz milletin hudutlara sığmayan büyük medeniyet davasının meşaleleri olarak bu topraklarda ışıldamaya devam ediyor. Bugün bütün mazlum milletlerin gözü kulağı Türkiye'deyse bu, Türkiye'nin sadece Türkiye'den ibaret olmadığının en müşahhas delilidir."

"Bu emanete hakkıyla sahip çıkmak zorundayız"

Vatan tehlikeye düştüğünde bu toprakları işgalci çizmelerine çiğnetmeyen o yiğitlerin, Türk halkına taşınması zor ama bir o kadar anlamlı bir emanet bıraktığını vurgulayan Bakan Kasapoğlu, "Bu emanet, Türkiye'dir. Ona hakkıyla sahip çıkmak mecburiyetindeyiz" dedi.

Bakan Kasapoğlu, bu konuda ihmalkarlık yapmak gibi bir hak ve lüksün olmadığına işaret ederek, bunun aksinin dostu üzmek, düşmanı sevindirmek manasına geleceğini belirtti.

Çanakkale'nin her karış toprağının şehit kanıyla sulandığını, bu topraklarda esen rüzgarların bugün hala 104 yıl önce yazılmış şanlı kardeşlik destanının seslerini taşıdığını dile getiren Bakan Kasapoğlu, gençlere şöyle seslendi:

"O gün şehit düşen kahramanlar, aynı istikamete yürüyüp vatan için omuz omuza mücadele vermenin en güzel örneklerini verdiler. Onlar arasında her meslekten, her kabiliyetten genç insanlarımız vardı. Onlar arasında sporcularımız da vardı. Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi spor kulüplerimizde farklı renklerde formaları terletenler, Çanakkale Cephesi'nde aynı sancağa kanlarıyla renk vermişlerdir. Gönül verdiğimiz renkler farklı olsa bile ay yıldızın ışığı altında hepimizin rengi kırmızı-beyazdır. Beşiktaşlı Kaptan Kazım'ın, Galatasaraylı Hasnun Bey'in, Fenerbahçeli Arif Bey’in bize anlattığı hakikat budur. 'Arma farklı ama sancak aynı' diyerek yeri geldiğinde omuz omuza vermek, el birliği, iş birliği, güç birliği yapabilmek, o şehitlere karşı en büyük borcumuzdur. Bugün ve ömrünüzün sonuna dek yürüyeceğiniz bütün yolları, bu şuur ve bu şiarla katetmenizi temenni ediyorum. Asırlar sonra bile hala dillere destan olacak 57. Alay'ın her bir kahramanını, Çanakkale Savaşları'nın kumandanlarını ve bütün aziz şehitlerimizi minnetle, rahmetle yad ediyorum."

57. Alay'ın temsili sancağının devir teslimi

Törende daha sonra 57. Alay'ın temsili sancağının devir teslim töreni yapıldı. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinden Saffet Çolak ve Ahmet Civelek, temsili sancağı, İstanbul Üniversitesinden Emir Alp Turgut ve Kürşat Mücahit Topçugil'e teslim etti.

57. Alay’a Vefa Yürüyüşü ve sonrasındaki törene, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever, 2. Kolordu Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanı Tümgeneral Hüseyin Kurtoğlu, Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, askeri yetkililer ve protokol üyeleriyle binlerce genç katıldı.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    BENİ HAYATA BAĞLAYAN TEK ŞEY AHİRET İNANCIMDIR?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • İzmir Time - 10 Temmuz 2014 Manşeti
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV