banner577

banner582

banner499

banner500

banner501

banner503

banner497

banner504

banner565

20 Kasım 2019 Çarşamba

Bu senenin teması intihar

Yazgaç, “Ekonomik yetersizlik, gelecek kaygısı, işsizlik sorunu, geçmişte yaşanılan travmatik olaylar, bedensel rahatsızlık gibi pek çok sebep kişileri yalnızlık duygusuna itiyor. İntihar girişimlerinin birçok sebebi olabilir. Günümüzde en çok 15-35 yaş arası bireylerde intihar girişiminin daha çok rastlandığını söylemek mümkün. Tüm dünyada ölüm nedenleri arasında ilk 10 sırada yer alan intihar vakalarına karşı bireysel farkındalığın uyandırılması gerekiyor.”

banner98
14 Ekim 2019 Pazartesi 22:39
Bu haber 123 kez okundu
Bu senenin teması intihar
banner580
UZMAN PSİKOTERAPİST DR. REFİKA YAZGAÇ:  “YALNIZLIĞIN İLACI ANTİDEPRESAN DEĞİL, KENDİNİN FARKINA VARMAKTIR”

Tüketim çağı çılgınlığı, dijitalleşme, iş stresi gibi etkenler bireyleri giderek yalnızlaştırırken, duygusal problemleri de tetikliyor ve hatta her geçen gün artan toplumsal cinnet, intihar vakalarına neden oluyor. Uzman Psikoterapist Refika Yazgaç, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla son 5 yılda yüzde 27 oranında artan antidepresan ilaç kullanımına dikkat çekerken, duygusal çöküntüye karşı bireysel farkındalık çalışmalarına ağırlık verilmesi telkininde bulunuyor.

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)’in yayımlamış olduğu verilere göre Türkiye’de günde ortalama 8 kişi hayatına son veriyor. İstatistik incelendiği zaman etkenler arasında yalnızlık, kendisini değersiz hissetme gibi duygular yer alıyor. Sağlık Bakanlığı’nın raporuna göre de yılda yaklaşık 9 milyon kişi, ruh ve sinir hastalıkları nedeniyle doktora başvururken, 2018 Gallup Küresel Duygu Raporu da en mutlu ülkeler sıralamasında Türkiye’nin sondan 4. sırada olduğunu göstermesiyle içinde bulunduğumuz ruh durumunu da açıklamış oluyor. Uzman Psikoterapist Refika Yazgaç, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla toplumun ruhsal karnesi hakkında dikkat çekici bilgiler paylaştı. Yazgaç, duygusal çöküntü, yalnızlık gibi etkenler nedeniyle son 5 yılda antirepresan kullanımının yüzde 27 arttığını belirtirken, “Sosyal medya, internet, yapay zeka derken, duygusal zeka, empati, fedakarlık, yardımlaşma gibi kavramlardan da giderek uzaklaşmaya başladık. Her yaş grubundaki bireyler kendilerinin ne kadar yalnız olduğunu belirtirken, depresyon, kaygı bozukluğu olan hastaların 3’te 1’i bir uzmandan yardım alma yolunu seçiyor. En kötüsü de antitepresan kullanımı yaklaşık 50 milyon kutuyu bulmuş durumda.” diyor. Kısacası kulaktan dolma bilgiler ve internet yoluyla ilk olarak antidepresan ilaçlara sarılıyoruz. Oysa bireysel farkındalık çalışmalarıyla, içinde bulunduğumuz yalnızlık duygusundan çıkabiliriz.

Bu senenin teması intihar 

Dünya Sağlık Örgütü, artan intihar vakaları nedeniyle 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün bu yılki temasını “intihar” olarak belirledi. Dünyada her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin ruhsal problemler nedeniyle intihar ettiğini söyleyen Yazgaç, “Ekonomik yetersizlik, gelecek kaygısı, işsizlik sorunu, geçmişte yaşanılan travmatik olaylar, bedensel rahatsızlık gibi pek çok sebep kişileri yalnızlık duygusuna itiyor. İntihar girişimlerinin birçok sebebi olabilir. Günümüzde en çok 15-35 yaş arası bireylerde intihar girişiminin daha çok rastlandığını söylemek mümkün. Tüm dünyada ölüm nedenleri arasında ilk 10 sırada yer alan intihar vakalarına karşı bireysel farkındalığın uyandırılması gerekiyor.” açıklamalarında bulunuyor.

Duygusal zekayı geliştirin

Günümüzde teknolojinin hızlı gelişmesiyle birlikte akıllı telefon ve tabletler hayatımızın önemli bir bölümünü kapsıyor. Bu nedenle de bireyler arasındaki iletişim giderek koparken, artan “ben” duygusuna karşılık, yalnızlaşma da artıyor. Yalnızlık duygusuna karşı en iyi ilacın antidepresanların değil, pozitif düşünce yeteneği olduğunu ifade eden Uzman Psikoterapist Refika Yazgaç, “Aslında her şey ailede başlıyor. Öncelikle ebeveynlerin çocuklarını dijital çağa tamamıyla teslim etmeden, onlarla sürekli iletişim halinde olmaları gerekiyor. Konuşmak, gönüllü kuruluşlar içerisinde yer almak, ‘ben’ duygusundan ‘biz’ duygusuna geçiş yapabilmek, empati yeteneğini geliştirmek ve en önemlisi de dijital çağda, yapay zekanın yavaş yavaş hakimiyet kurmaya başladığı bir zamanda, insan olduğumuz duygusunu kaybetmememiz gerekiyor. Son dönemde önemini kaybeden duygusal zeka kavramının yeniden ön plana çıkarılıp duygusal zekanın arttırılmasına yönelik çalışmaların hız kazanması şart.” diyor. 

banner578

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    BENİ HAYATA BAĞLAYAN TEK ŞEY AHİRET İNANCIMDIR?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • İzmir Time - 10 Temmuz 2014 Manşeti
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV