banner529

banner528

banner532

banner531

banner534

banner526

banner521

banner500

banner501

banner503

banner497

banner511

banner493
20 Mart 2019 Çarşamba

banner530

Dört günde iki kalp nakli!

Gürbüz, “Ülkemizde nakil ruhsatına sahip 15 merkez var. Ruhsatın yanında iyi yetişmiş bu konuda deneyimlenmiş kişilerden oluşan bir ekibinizin ve iyi bir alt yapınızın olması gerekiyor. Ekip olmadan nakil olmaz. Bizim de çok tecrübeli bir ekibimiz var. Bu sayede dört günde iki kalp naklini başarıyla gerçekleştirdik. Sadece nakil değil alanında her türlü ameliyatın yapıldığı öncü bir kliniğe sahibiz.”

banner98
02 Mart 2019 Cumartesi 23:25
Bu haber 161 kez okundu
Dört günde iki kalp nakli!
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nde dört günde iki kalp nakli başarı ile gerçekleştirildi.

Türkiye’deki 15 merkezden biri olan, İzmir’de de kalp nakli yapan iki klinikten biri olarak  2015 yılından bu yana kalp nakili ve kalp destek cihazları konusunda faaliyet gösteren,  İKÇÜ  Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği başarılı nakillerine yenilerini ekliyor.

İKÇÜ Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr.Ali Gürbüz’ün koordinatörlüğündeki ekip son olarak dört gün içerisinde iki nakil gerçekleştirerek önemli bir başarıya imza attı.

Dört günde iki nakil!

Nakillerle ilgili bilgi veren Prof.Dr. Ali Gürbüz, kliniklerinde nakil operasyonlarının yanı sıra diğer operasyonların da başarıyla gerçekleştirildiğini ifade etti. Prof.Dr. Gürbüz, “Ülkemizde nakil ruhsatına sahip 15 merkez var. Ruhsatın yanında iyi yetişmiş bu konuda deneyimlenmiş kişilerden oluşan bir ekibinizin ve iyi bir alt yapınızın olması gerekiyor. Ekip olmadan nakil olmaz. Bizim de çok tecrübeli bir ekibimiz var. Bu sayede dört günde iki kalp naklini başarıyla gerçekleştirdik. Sadece nakil değil alanında her türlü ameliyatın yapıldığı öncü bir kliniğe sahibiz.” dedi.

1 milyon kişiye bir kalp nakli düşüyor!

“Bizi engelleyen en büyük sıkıntı donör sıkıntısı.” diyerek bağış oranlarının oldukça düşük olduğuna dikkat çeken Prof.Dr.Gürbüz,  son rakamlara göre Türkiye’de kalp nakli bekleyen kişi sayısının 800 ile 1000 hasta civarında olduğunu ve bu rakama yeni hastaların eklendiğini söyledi. Prof.Dr.Gürbüz, “Türkiye’deki tüm merkezlerde yılda ortalama 80 civarında kalp nakli yapılıyor. Nakil bekleyen hasta sayısını düşündüğümüzde Türkiye’de 1 milyon kişiye bir kalp nakli düşüyor şeklinde bir oranla karşı karşıyayız. Nakil bekleyen, kalp yetmezliği olan, ileri devre kalp hastalığı olanların tedavileri önemli ölçüde aksıyor. Kliniğimizde acil diye tabir ettiğimiz artık son safhada müdahale gerektiren iki hastamız var. Bu hastalarımız kalp yetmezliğini son evresindeler, ileri derecede tıbbi tedavi alıyorlar ve müdahale edilmezlerse birkaç ay içerisinde kaybedeceğiz.” diye konuştu.

“Aileler nakile engel olabiliyor.”

Donör sayısının düşüşünde bir diğer faktörün aileler olduğunu belirten İKÇÜ Tıp Fakültesi Prof.Dr.Gürbüz, naklin yapılabilmesi için beyin ölümü gerçekleşen ve kalbi hala çalışan hastaların yakınlarının olur vermesi gerektiğini vurguladı. Prof.Dr.Gürbüz, “Kadavradan kalp nakli yapılamaz. Bunun için kişi sağlıklıyken gönüllü olmakta ve bağışçı olduğuna dair kendisine bir belge verilmektedir. Ama o belge yeterli olmamaktadır. Çünkü kişinin beyin ölümü gerçekleştikten sonra devreye aileler giriyor. Aile fertlerinden onay çıkmayabiliyor. Bu da bağış oranını düşürüyor. Beyin ölümü gerçekleşen ve nakile uygun 100 kişiden sadece 25’i nakil hastasına dönebiliyor.” dedi.

“Yasal düzenleme şart.”

Bağış konusuna bakış açısında bölgesel farklılıklarında gözlemlendiğini kaydeden Prof.Dr.Gürbüz, yasal düzenlemelerin revize edilmesinin gerekliliğine vurgu yaptı. Prof.Dr.Gürbüz, “Aslında dünyada da durum aynı. Nakil sayıları fazla olmakta birlikte nakil bekleyen hasta sayısı çok çok daha fazla. Donör yetmiyor. Bu konuda daha fazla bilinçlenmemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Nakil bulunamazsa kalp pompası cihazı…

Tıbbın bu sürece müdahale edebilecek çözüm yolları geliştirdiğine de işaret eden Prof.Dr.Gürbüz kalp pompası denilen bir cihazla nakil hastasının yaşam süresine ve kalitesine katkıda bulunulduğunu ifade etti. Prof.Dr.Gürbüz, “Tabii ki  önce ilaç tedavisi uygulanıyor. İlaç tedavisinin yetmediği noktada mekanik destek sistemleri dediğimiz cihazları hastalara monte ediyoruz. Bu cihazlar kalıcı olabiliyor ya da kalp bulununcaya kadar hasta bu cihazla yaşayabiliyor. Kalp pompası dediğimiz cihaz kalbin yerine geçebilecek özelliğe sahip. Bunu hastalara takarak hem tedaviye destek olunuyor, hem de yaşam süresine katkı sağlanıyor. Bu sürede de uygun nakil çıkabiliyor. Bu cihazlardan 4-5 yıl destek alarak yaşayan hastalarımız var. Bataryası ve çantasıyla hasta kalbini elinde taşıyor.” dedi.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner535
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    BENİ HAYATA BAĞLAYAN TEK ŞEY AHİRET İNANCIMDIR?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • İzmir Time - 10 Temmuz 2014 Manşeti
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV