banner506

banner507

banner499

banner500

banner501

banner502

banner503

banner504

banner493
22 Mayıs 2018 Salı

Kocaoğlu: Otel odalarında hiç bir görüşme yapmadım

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonlarla ilgili haklarında dava açılan, aralarında Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Aziz Kocaoğlu’nun da bulunduğu 130 sanığın yargılandığı davanın üçüncü gün duruşmasına başlandı

banner98
06 Nisan 2012 Cuma 12:00
Kocaoğlu: Otel odalarında hiç bir görüşme yapmadım

Dünkü savunmasına devam eden Genel Sekreter Pervin Şenel Genç ile sanık avukatları, dosyadaki telefon görüşmeleri kayıtlarının sağlıklı olmadığını dile getirdi. Başkan Kocaoğlu, Kordon Kıyı Düzenlemesiyle İhalesine yönelik soru kapsamında, “Ben otel odalarında hiçbir görüşme yapmadım” dedi.

Geçen yıl mayıs ve kasım aylarında polisin gerçekleştirdiği operasyonlarla ilgili, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun aralarında bulunduğu 2’si aranan, 2’si başka suçtan tutuklu olmak üzere toplam, 23’ü tutuklu 130 sanığın yargılandığı davanın üçüncü günkü duruşması, bugün saat 09.30'da İzmir Özel Yetkili 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmaya tüm tutuklu sanıklar ile aralarında Başkan Kocaoğlu’nun da bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar, avukatlar ve sanık yakınları katıldı.

TAHTA SANDALYEYE MİNDER

Duruşma salonunda, tutuklular ile yakınları bir süre özlem giderdi. Bazı tutuklu yakınlarının tahta sandalyelere önlem olarak yanlarında getirdikleri minderlerin üzerine oturdukları görüldü. Duruşma salonunun içinde uçan güvercinler de dikkat çekti. Duruşma başlamadan önce tutuklu sanık Hilmi Özen ile avukatlığını yapan kızı Ayşe Özen baş başa konuşup özlem giderdi.

ŞİRKETLERİN NAKİT İHTİYACINI AYARLARIZ

Duruşmanın başlangıcında tutuksuz sanıklardan Ferda Eser’in avukatı Birol Keskin, müvekkilinin bu davada, Pervin Şenel Genç’in ifadeleri nedeniyle iki kez yargılandığını, günah keçisi olduğunu dile getirdi. Avukatın sorusu üzerine dinlenen Genç, “Dün detaylı açıklamalar yaptım. Ters olan beyanlarımı kabul etmiyorum” dedi. Genç, dünkü savunmasına ek olarak, “Belediye tüzel kişiliğine bağlı olan şirketlerin, sermayelerini, ne zaman alacakları, ne ödeyeceği konusunda görüş alışverişinde bulunuruz. Nakit ihtiyaçları, sermaye artışlarını aktarılacak paraları konuşuruz. Nakit ihtiyaçlarını ayarlarız ama şunu öde bunu öde diye iç işlerine karışmayız, sadece nakit akışlarını ayarlarız” dedi.

TELEFON ÇÖZÜMLERİ TAM DEĞİL

Hakim tarafından Katlı Otopark ihalesiyle ilgili Hilmi Özen’le yaptığı telefon konuşması sorulan Genç, “İptal yetkisi bizde değil. Benim konuştuğum kişilerde de değil. Bu konuşmalar başından sonuna aynı cümleler değil, eklemeler var. Tamamının çözümünün yapıldığına inanmıyorum. Bir şey diyemiyorum. Ayrıca imzalarken hata yaptığımı dün açıklamıştım. Burada Sayıştay’ın kararı gerçekleşmeden gönderilmesini kastettim. Benim iptal yetkim yoktur” dedi.

Bu sırada Başkan Kocaoğlu’nun avukatı Ercan Demir, “Ortam dinlemesine ait kayıtlı delillerin sağlam olmadığını gördük. Tutanaklara da doğru aktarıldığını düşünmüyoruz. Sağlıklı olmadığını beyan ediyoruz” diye konuştu.

DURUŞMA GÜNÜNÜN YETMEMESİ ENDİŞESİ

Bazı sanık avukatlarının istekleri üzerine mahkeme hakimi Cahit Kargı, duruşma gününün yetmemesi endişesiyle ilgili, “Keşke başka dava olmasa da otursak, şunu izlesek bunu konuşsak. Dokuz gün kimseye duruşma günü verilmedi. Kimsenin sanıkları bayıltmaya hakkı yok, sağlıklı savunma yapmalılar. Bu nedenle bu kadar gün verildi. Belgeleri önce keşke avukatlar görse düzeltilebilse, bununla ilgili yargılama düzenlemesi geliyor zaten” dedi.

Sanık Genç’e ayrıca, 28.01.2011 günü saat 20.16’da, Serpil Keskin’le yaptığı iddia edilen ancak gerçekleşmeyen Kordon Kıyı ihalesine yönelik telefon konuşması soruldu. Genç, “Serpil Keskin, bu işte sorumluyken ben sadece görüşünü almak için sormuştum” dedi.

DEDİKODU, SÖYLENTİDİR

Üye hakim Serdar Güneş, Genç’e, organizatör Hakan Say’la ilgili yaptığı ve 300 bin liranın aktarıldığının geçtiği telefon görüşmesini sordu. Pervin Şenel Genç, “Konu, belediyenin hesaplarından kültür müdürlüğüne organizasyon için 1 milyon TL’den 1 milyon 300 bin liraya ödenek aktarılması iddiasıdır. Organizatörler birbirine düşünce, birbirlerine çamur atmaya başladılar. Konu bu. Hepsinin ağzında bu var. Kimseye nakit para aktarımı olmamıştır. Nakit para aktarımı olsa hesaplarda görürsünüz. Kendi aralarında dolaşan bir laftır. Dedikodu, söylentidir” yanıtını verdi.

Söz alan avukat Ercan Demir, hem iddianame dışında hem de varsayımlarla ilgili sanıklara soru sorulmamasını istedi.

Yine, Hakan Say’ın Serpil Keskin’le ilgili telefon görüşmesine yönelik savunması sorulan Genç, “Say, kendisinin beyanlarında alacağı olduğunu iddia ediyordu. Özel bir konu değildir. Sorun da, belediyeden alacağı olduğunu iddia ediyordu. Bu konu üzerine yapılan konuşmalardır. Sürekli para talebindeydi. Adnan Saygun Merkezi’ndeki o ihalenin iptal edilmeden önce yaptığımız konuşmalardır” dedi.

BEN SENİ TANIYORMUYUM EVLADIM

Aynı konuyla ilgili Başkan Aziz Kocaoğlu ise, “Hakan Say’ı tanımıyorum, Verdiğim savunmada sadece 'uzun saçlı biri yanıma geldi' dedim. Geldiğimden beri bakıyorum göremiyorum. Bu organizatörlerden hiçbiri tanımıyorum” dedi.

Hakimin talebiyle ayağa kalkan Hakan Say’a bakan Kocaoğlu, “Ben seni tanıyormuyum evladım. Hiç görüştük mü?” dedi. Say ise “Hayır görüşmedik” yanıtını verdi.

"OTEL ODALARINDA GÖRÜŞME YAPMADIM"

Aziz Kocaoğlu devamında, “Otel odalarında hiçbir görüşme yapmadım. Bir ünlü mimara tasarım yaptırmak üzere çalışma yaptık. Ben mimarla görüştüm. Gizlisi saklısı yok bu işin ve geldik başta Genç olmak üzere ihale mevzuatını bilen tüm birimlerin yöneticileriyle birlikte görüştük. Kordon Kıyı Sahil düzenlemesiyle ilgili. Daire Başkanı olarak imzaladım ama Serpil Keskin'i tanımıyordum. Emre Arolat isimli mimara bunu yaptırabilir miyiz diye yöntem aradık. Tasarım teraziye gelecek bir iş değildir. Özel yetenek isteyen bir iştir. Bunu konuştuk. 4734 sayılı yasa ile yapılamayacağına kanaat getirdik ve bu işten vazgeçtik” dedi.

BİRLİK KURMAK İSTİYORUM

Genel Sekreter Pervin Şenel Genç’e daha sonra Halil İbrahim Güneş ile yaptığı telefon konuşmaları soruldu. Genç, “Telefon konuşmalarının ne hale geldiğini biliyorum. Telefonlar dinlendiği için ve izlendiğimi bildiğimden daha rahat izlesinler diye odama çağırdım Güneş’i. Zaten izlemeler de yapılmış. Her şey daha açık ortaya çıkıyor” dedi. Paravan şirket kurup kurmadıkları sorusuna ise Genç, “Paravan şirket kurmadım. Cezaevinden çıktıktan sonra namuslular ve işini bilmeyenler olarak bir birlik kurmak istiyorum” dedi.

HUYUM DEĞİLDİR

Sanıklardan Haydar Ballı’nın avukatı Vahyettin Akyol söz alarak Genç’e, “Örgüt kurdunuz mu, zor kullanmaya yönelik talimat verdiniz mi?” diye sordu. Genç ise, “Görevim, ahlakım, huyum değildir” diye konuştu.

DİSİPLİN CEZASI DA ALMADIM

Davanın üçüncü günkü duruşmasında Genç’in ardından savunmasına geçilen Şirketler Koordinatörü, tutuklu sanık Hilmi Özen, “41 yıl devlet memuru olarak görev yaptım, 66 yaşındayım. Daha önce TEK’te çalıştım. 2003 yılında emekli oldum. 2004 yılında Büyükşehir Belediyesi’nde tekrar memur kadrosunda göreve başladım. Başkan danışmanı olarak daha sonra insan kaynakları dairesi başkanı olarak görev yaptım. Çeşitli görevlerde bulundum" dedi. Çalışma dönemimde, müfettişlerin de yaptığı incelemelerde hiçbir aykırılığa rastlanmadını, disiplin cezası da almadığını anlatan Özen, "Şirketler koordinatörlüğü görevi bir danışmanlık görevidir. Herhangi bir icrai yetkisi olmamaktadır. Şirketlerin ihtiyaçları konusunda danışmanlık görevim bulunmaktadır. Benim bir örgütle ilişkim yoktur. Bu görevimle ilgili de icrai bir yetkimin olmadığını beyan ediyorum” diye konuştu.

Hilmi Özen, Çankaya Katlı Otopark ihalesiyle ilgili, “Benim bu konuyla ilgili doğrudan bir ilişkim yoktur. Görüş alışverişinden ibarettir odadaki görüşmemiz. Yani burada muhammen bedel belirtilirken, doluluk oranıyla ilgili yüzde 70 den hesaplanmasının doğru olacağını söyledim. İhale komisyonu üyesi ve yetkilisi değilim. Başkanla ilgili bu konuda da bir görüşmem yoktur” dedi.

İHALENİN OLMADIĞI YERDE FESAT OLMAZ

Hilmi Özen, 24 Kasım Öğretmenler Günü’ndeki şal dağıtımıyla ilgili, “Ben Eylül ayı sonunda göreve geldim. Öğretmenler gününde öğretmenlere şal dağıtmak, sosyal belediyecilik anlayışı içinde bir hizmetidir. Büyükşehir Belediyesi, hem üreticiye hem ihtiyaç sahiplerine yönelik görevler yapmaktadır. Şallar, yönetim kurulunca karar alınarak belediye tarafından tek elden dağıtılmıştır. Sırf onların hatırlandığını göstermek için. Benim görevim yoktur bu konuda. Satın ve teslim almasıyla ilgili de görevim yoktur. Bunlar doğrudan alımdır, ihale söz konusu değildir. İhalenin olmadığı yerde ihaleye fesat karıştırılacağını da düşünmüyorum” diye konuştu.

Okullardaki mandalina dağıtımına da değinen Özen, “Mandalina konusuna başkan ve genel sekreter değindi. Üreticinin malı ihracat nedeniyle sanırım elde kalmış, üreticiyi desteklemek amacıyla mandalina alınmış ve okullarda ihtiyaç sahiplerine dağıtılmıştır. Burada da bilirkişiler polisler, alınmadığı dağıtılmadığı fatura kesilmiş gibi bir algı oluşturmuştur. Dosyada, alınıp dağıtıldığına dair belgeler mevcuttur. Bu konuyla ilgili danışmanlık anlamında aranmışımdır. Bozulmadan dağıtılması gerektiğini ilettim” dedi.

BİZE KARŞI ADALETLİ OLUN

İZBAN Tanıtım filmleriyle de ilgili konuşan Hilmi Özen, “İzban tanıtım filmiyle ilgili, odasında bulunduğum Genç’e, yasalara uygun davranalım dedim, hata yapılmaması için bir konuşma yaptım. Bu konuyla ilgili bilgim ve ilgim yoktur” dedi.

Sendikalarla işe alımlarda ve toplu sözleşmelerde görüşmeler yaptıklarını söyleyen Özen, Hazreti Ömer’den verdiği örnekle son olarak, “11 aydır tutukluyum, yasalara aykırı hiçbir şey yapmadım. Buradaki Başkan, belediye bürokratları hariç kimseyi tanımam. Bir ilgim yoktur. Bunlarla ilgili bir konuşmam yoktur. Hiç birisini de tanımıyorum. Ben sizlerden bize karşı adaletli olmanızı istiyorum, çok olumsuz şartlarda kalıyorum. Sağlığımızı korumak için savaş veriyoruz. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyor, reddediyor, tahliyemi istiyorum” dedi.

YAŞAMIMIZI GASP ETTİLER

Tutuklu sanık Büyükşehir Belediyesi Emlak Yönetimi Daire Başkanı Serdal Selçuk Savcı, üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Savcı, Çankaya çok katlı otopark ihalesinin, bugüne kadar yapılanların en dürüstü olduğunu söyledi, dürüst biri olduğunu söyledi. Serdal Selçuk Savcı, “Ben yasalarla kurulmuş, bir belediyede çalışıyorum. Bizim hakkımızda delil toplayanlar da devlet memurudur. Bizim hayatımızı çalmadılar, yaşamımızı, hayatımızı gasp ettiler. Katlı otopark ihalesinde, ihaleye fesat karıştırmak gibi her hangi bir kastım yoktur. Belediyenin her hangi bir kar amacı yoktur” dedi.

BABAMIN ÖĞÜDÜNÜ DİNLİYORUM

Tutuklu sanıklardan, İZELMAN Genel Müdürü Hüseyin Kırmızı ise ifadesine babasının verdiği 'Her zaman insan olun' öğüdüşle başlayarak, “Sağolasın baba” dedi. 10 yaşından beri çalıştığını söyleyen ve Çankaya Katlı Otopark ihalesinin yasalara göre yapıldığını anlatan Kırmızı, “Uzun zamandır tutukluyum. Sağlığımız elden gidiyor. Cezaevinde yaşam koşulları çok zor. Bunun sorumlusu kim olacak? Pervin hanımın odasında yapılan görüşmeler kurum içi bir görüşmeydi. Belediye’nin zarar etmemesi için Genel Sekreterimle fikir alışverişinde bulunmam normaldir. Çünkü bu şirket Hüseyin Kırmızı’nın şirketi değildir” dedi.

Kırmızı, 6 yıldır İZELMAN Genel Müdürü olarak görev yaptığını, bu süre içerisinde trilyonlarca liralık mal alımında bulunduğunu dile getirerek, “Ve hiç kimseye çay bile ısmarlatmadım’’ diye konuştu.

Hüseyin Kırmızı, ihalenin Başkan Aziz Kocaoğlu'nun talimatıyla iptal edildiğini, kendisinin Kocaoğlu’na talimat vermesinin mümkün olmadığını belirterek, “Affınıza sığınarak ben bu durumu, görülen bir mahkemede emriniz altındaki zabıt katibinin size 'bu davayla ilgili şu kararı verin’ demesine benzetiyorum. Dört aydır tutukluyum. Tahliyemi istiyorum” dedi. Bu ifadenin ardından öğle arası verildi.


"EŞİM VE ÇOCUKLARIMA DA MI ACIMADINIZ"

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erhan Bey ise savunmasında, "Ben herhangi bir suç örgütünün varlığından haberdar olmadım. Böyle bir suç örgütünü kabul etmiyorum. Bu suçlamayı kesinlikle ve kesinlikle kabul etmiyorum. Bana ne emniyette ne de savcılıkta çıkar, menfaat sağladığıma dair soru sorulmadı. İddianamede böyle bir suç yoktur. Savcı sorgulamada bana 'Seni buraya benim karşıma kim çıkardı. Burada ne işin var. Akıl işi mi?' dedi. Mahkemede hakim bizi evimize gönderdi. 15 gün sonra tekrar alındık. Belediyede görevimin başındaydım. Hiçbir yere kaçmadım. Yine ikinci kez gözaltına alındım. Gazeteler tutuklanacak isimleri açıklamasına rağmen kaçmadım. Savcıya teslim olmaya gittim ama almadı. Cezaevine gönderileceğimi bildiğim halde görevime devam ettim. Sizce ben hala kaçma ihtimali olan bir insan mıyım? Katlı otoparkta ihaleye fesat karıştırmadım. 10 Şubat 2011 tarihinde ihale yapıldı. O tarihe kadar benim belediye için ne amirlerimle ne de bürokratlarla otopark ile ilgili bir görüşmem olmamıştır. İhaleden 11 gün sonra Genel Sekreter Pervin hanımın yanına bir vefat nedeniyle başsağlığı ziyaretinde bulundum. 29 dakikalık görüşmenin bir yerinde Pervin bana, 'Erhan bu otoparkı işletebilir miyiz?' dedi. Bende sadece 'İşletebiliriz' dedim. Benim zaten danışmanlık görevim var. Ben konuştum mu mevzuatla konuşurum. Ben danışmanlık için para kazanıyorum. Ben kanunun söylediğini söyledim. Suç mu işledim? Fesat mı karıştırdım? 4 aydır cezaevindeyim. Hadi bana acımadınız, eşim ve çocuklarıma da mı acımadınız? Cezaevinde hep kendime 'Neden buradayım?' dedim. Bana bu sorumluluğu verenlere, İzmir'e ve ülkeme hizmet ettim. 4,5 sene önce kredi ile aldığım evde yaşıyor ve hala ödüyorum. Belediyemizin birçok ilçede lojmanları var. Benim aklım yok mu orada yaşamaya. Ama ihtiyacı olan olur diye gitmedim. İçinde inşaat işçisi olan, doktoru olan Çamdibi'nde yaşıyorum. Eğer kendime güvenmeseydim orada oturmayı düşünmezdim. Nasıl avukatların sertifikası varsa, benim de danışmanlık sertifikam var. Ben 73 bin liralık ihaleye mi fesat karıştıracağım, trilyonluk ihaleler varken. Diğer bana yapılan suçlama fotoğraf çekimi ve bunları masaüstüne aktarmam. İzmir'de Hayat Var Projesi içindi. Türkiye'de bizim yaptığımız fotoğraf çekimi ve tanıtım çekimleri ile ilgili bir sürü kurumu inceledim. Birçok ilin tanıtımını 21F yöntemi ile yapmış dedim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş'ye vermiş. İstanbul Büyükşehir'de 260 parçaya bölerek ihale etmeksizin, 21F, 3G yöntemleri dikkate almayarak aktardığına dair bilgileri gördüm. Kanunun bana verdiği danışmanlık görevim dışında hiçbir şey yapmadım" diye konuştu.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    2019 CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE ERDOĞAN %60 OY ALIR...

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • İzmir Time - 10 Temmuz 2014 Manşeti
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV