<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İzmir Time</title>
    <link>https://www.izmirtime.com</link>
    <description>İzmir'in en kapsamlı en güncel haber sitesine hoşgeldiniz... izmirtime.com haber sitesi basın yayın ilkelerine uymaya söz vermiştir...30 Yıl önce yayın hayatına başlayan haber sitesi günlük 110.000 Tıklama  ve birmilyon sıcak takipçisi ile azimle ve kararlılıkla yürüyüşüne devam etmektedir. izmirtime, izmirim,izmirtime,firma İzmir,manisa,uşak,balıkesir,kütahya,afyon aydın,çanakkale, firma rehberi,7eylülizmirtime,rehberi,firmarehberi,firmarehberi,rehber,kadifekale,izmirtime,izmirtimetıkla,izmir,konak,buca,balçova,alaçatı,çeşme,spor,sanat,kültür,sanat,ekonomi,sağlık,magazin,türkiye,yüzyıl,dünya,gundemi,turkiye,gundemi,egegundem,atlıspor,savunmasanayi,tank,top,füze,akıncı,bora,kızılelma,olimpiyat,buca,kadın,erkek,çocuk,bayram,milli,manevi,vakitege,egedesonsöz,erialnreklam,izmirdesozsöz,izmirtime35,35izmirtime,basın,balkanizmirtime,izmirbalkantime,bosnatime,izmirbosnatime,egetime,egeizmirtime,izmirtimeege,yeniizmir.com,yeniizmir,gülşahelikbank,arisreklam,arisreklammatbaa.izmirhaberleri,haberizmir,izmirgündem,izmirkalkınmaajasnsı,izka,izmirtimetravelturizm,eshot,eshotgenelmüdürlüğü,izmirulaşım,izban,izmirmetro,eshotunbayanşoförleri,izmirhaberleri,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.izmirtime.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 13 Aug 2026 07:27:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanı Memişoğlu: İyilik paylaştıkça çoğalır]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/bakani-memisoglu-iyilik-paylastikca-cogalir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/bakani-memisoglu-iyilik-paylastikca-cogalir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, organ bağışında dijitalleşmeyle birlikte ulaşılan rakamları paylaştı. Memişoğlu, 143 bin 887 kişinin dijital vasiyet oluşturarak organ bağışı sürecine katıldığını, 2 milyon 510 bin 18 organ ve dokunun bağışlandığını açıkladı.</p><p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, organ bağışına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Organ bağışı süreçlerinin e-Devlet ve e-Nabız üzerinden dijitalleştirilerek vatandaşlar için daha kolay hale getirildiğini belirten Memişoğlu, bu uygulamayla birlikte bağış sürecine katılımın arttığına dikkat çekti.</p> <p><strong>143 BİN 887 KİŞİ DİJİTAL VASİYET OLUŞTURDU</strong></p> <p>Memişoğlu, dijital vasiyet oluşturarak organ bağışı hareketine katılan vatandaşların sayısının 143 bin 887'ye ulaştığını bildirdi. Paylaşımında organ ve doku bağışı rakamlarını da açıklayan Memişoğlu, bugüne kadar 2 milyon 510 bin 18 organ ve dokunun bağışlandığını belirtti.</p> <p>Organ bağışının hayatlara umut olduğunu vurgulayan Memişoğlu, paylaşımında Zübeyde Hanım ve Özgür Bey'e sağlık ve mutluluk dilerken, 'İyilik paylaştıkça çoğalır' ifadelerini kullanarak tüm vatandaşları organ bağışında bulunmaya davet etti.</p> <p><blockquote class='twitter-tweet'><p lang='tr' dir='ltr'>İyilik paylaştıkça çoğalır. ????<br><br>Organ bağışı süreçlerini e-Devlet ve e-Nabız üzerinden dijitalleştirerek vatandaşlarımız için çok daha kolay hâle getirdik.<br><br>O günden bugüne:<br><br>✅ 143 bin 887 vatandaşımız dijital vasiyetini oluşturarak bu iyilik hareketine katıldı.<br>✅ 2 milyon 510: <a href='https://t.co/0LhP3zG9FE' rel="nofollow">https://t.co/0LhP3zG9FE</a></p>— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) <a href='https://x.com/drmemisoglu/status/2087480176737214833?ref_src=twsrc%5Etfw' rel="nofollow">August 12, 2026</a></blockquote> <script async src='https://platform.x.com/widgets.js' charset='utf-8'></script></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/bakani-memisoglu-iyilik-paylastikca-cogalir</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/bakani-memisoglu-iyilik-paylastikca-cogalir.webp" type="image/jpeg" length="17184"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Plajda kalp sağlığına dikkat! Susamayı beklemeden su için]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/plajda-kalp-sagligina-dikkat-susamayi-beklemeden-su-icin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/plajda-kalp-sagligina-dikkat-susamayi-beklemeden-su-icin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak hava, yüksek nem ve uzun süre güneş altında kalmak kalbin iş yükünü artırabiliyor. Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, özellikle kalp hastalarının yaz aylarında sıvı tüketimine, güneşlenme saatlerine ve fiziksel aktiviteye dikkat etmesi gerektiğini belirterek, göğüs ağrısı, nefes darlığı, şiddetli çarpıntı ve baygınlık hissinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Sıcak havalarda vücudun serinleyebilmek için damarları genişlettiğini ve terlemeyi artırdığını belirten Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, bu durumun kalbin daha fazla çalışmasına ve sıvı-elektrolit kaybının artmasına yol açabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Koylan, özellikle yüksek nem, uzun süre güneş altında kalma, yetersiz su tüketimi ve yoğun fiziksel aktivitenin kalp üzerindeki yükü artırabileceğine dikkat çekti.</p> <p><strong>'SUSAMAYI BEKLEMEYİN'</strong></p> <p>Plajda kalp sağlığını korumak için en önemli konuların başında yeterli sıvı tüketiminin geldiğini belirten Koylan, susama hissinin ortaya çıkmasını beklemeden düzenli aralıklarla su içilmesi gerektiğini söyledi. Sıcak havalarda terlemeyle yalnızca su değil, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi elektrolitlerin de kaybedilebildiğini belirten Koylan, bunun çarpıntı, halsizlik, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü ve kalp ritim bozukluklarına zemin hazırlayabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Koylan, çok şekerli içeceklerin sınırlandırılmasını, aşırı alkol tüketiminden kaçınılmasını ve uzun süre güneş altında kalınan günlerde sıvı tüketiminin artırılmasını önerdi.</p> <p><img class='' height='767' src='https://www.igfhaber.com/static/2024/07/24/1721806800-asm-nevrezkoylan-gorseli-1721828860-378-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><strong>11.00-16.00 SAATLERİ İÇİN UYARI</strong></p> <p>Güneş ışınlarının daha yoğun olduğu 11.00-16.00 saatlerinde uzun süre doğrudan güneşe maruz kalmanın kalp-damar sistemi üzerindeki stresi artırabileceğini belirten Koylan, özellikle kalp hastalarının bu saatlerde daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Şemsiye veya gölgelik kullanılması, açık renkli ve hafif kıyafetler tercih edilmesi ve geniş kenarlı şapka takılması önerildi. İleri yaş grubunda sıcak çarpması riskinin daha yüksek olduğuna da dikkat çekildi.</p> <p><strong>SICAK HAVADAN SONRA SOĞUK SUYA DİKKAT</strong></p> <p>Uzman Koylan, sıcak ortamdan çıktıktan sonra bir anda soğuk suya girmenin de kalp ve damar sistemi üzerinde ani stres oluşturabileceği uyarısında bulundu. Ani ısı değişiminin damar spazmı, tansiyon dalgalanması, çarpıntı ve baygınlık hissine yol açabileceğini belirten Koylan, özellikle hipertansiyon ve koroner arter hastalığı bulunanların yanı sıra ileri yaştakilerin suya kademeli olarak girmesini önerdi.</p> <p><strong>PLAJDA BESLENMEYE DE DİKKAT</strong></p> <p>Tuzlu atıştırmalıklar, işlenmiş gıdalar, aşırı yağlı yiyecekler ve şekerli içeceklerin yerine meyve, yoğurt, ayran, hafif salatalar, ızgara balık ve zeytinyağlı yiyeceklerin tercih edilmesi önerildi. Koylan, Akdeniz tipi beslenmenin yaz aylarında kalp sağlığının korunmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yaz aylarında yürüyüş ve yüzme gibi aktivitelerin kalp sağlığı açısından yararlı olduğunu belirten Koylan, ancak egzersizin günün en sıcak saatlerinde yapılmaması gerektiğini söyledi. Yoğun fiziksel aktivitenin sıcak havayla birleşmesi halinde kalp hızının artabileceğini, sıvı kaybının hızlanabileceğini ve tansiyon dengesinin bozulabileceğini ifade eden Koylan, egzersiz için sabah erken saatlerin veya gün batımına yakın zamanların tercih edilmesini önerdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/plajda-kalp-sagligina-dikkat-susamayi-beklemeden-su-icin</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 17:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/plajda-kalp-sagligina-dikkat-susamayi-beklemeden-su-icin.webp" type="image/jpeg" length="45355"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da gençlere yönelik Diyabet Sensörü Destek Programı başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/ankarada-genclere-yonelik-diyabet-sensoru-destek-programi-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/ankarada-genclere-yonelik-diyabet-sensoru-destek-programi-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Tip 1 diyabetli gençlerin hastalık yönetimini kolaylaştırmak ve yaşam kalitelerini artırmak amacıyla Diyabet Sensörü Destek Programı-2 için başvuruları almaya başladı. Programda sosyal yardım alan gençler ile şehit ve gazi yakınlarına öncelik verilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Tip 1 diyabetli gençlere yönelik Diyabet Sensörü Destek Programı-2 kapsamında başvuruların başladığını duyurdu.</p> <p>Programla, gençlerin diyabet yönetimini kolaylaştırmak ve sağlık hizmetlerine erişimde fırsat eşitliğini güçlendirmek amaçlanıyor.</p> <p>Destek programına başvuracak kişilerin; 19-30 yaş arasında olması, örgün eğitim kurumuna kayıtlı bulunması, Ankara il sınırları içinde ikamet etmesi, Tip 1 diyabet tanısını sağlık raporuyla belgelemesi gerekiyor.</p> <p>Program kapsamında sosyal yardım alan bireylere ile şehit ve gazilerin birinci derece yakınlarına öncelik tanınacak.</p> <p><strong>KONTENJAN SINIRLI</strong></p> <p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, programa ilişkin kontenjanın sınırlı olduğunu belirterek, uygun şartları taşıyan gençleri başvuru yapmaya davet etti.</p> <p>Başvurular ve programın ayrıntılarına Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin başvuru sistemi üzerinden ulaşılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/ankarada-genclere-yonelik-diyabet-sensoru-destek-programi-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/ankarada-genclere-yonelik-diyabet-sensoru-destek-programi-basvurulari-basladi.webp" type="image/jpeg" length="96644"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sporcu sağlık raporunda yeni dönem... Geçerlilik süresi 3 yıla çıktı]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/sporcu-saglik-raporunda-yeni-donem-gecerlilik-suresi-3-yila-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/sporcu-saglik-raporunda-yeni-donem-gecerlilik-suresi-3-yila-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni yönetmelikle sporcu sağlık raporu ve sağlık durum belgelerinin düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar yeniden belirlendi. Sporcu sağlık raporları, aksi belirtilmedikçe 3 yıl; sağlık durum belgeleri ise 1 yıl geçerli olacak.</p><p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>Spor faaliyetlerine katılacak kişilerin sağlık durumlarının değerlendirilmesine ilişkin Sporcu Sağlık Raporları Yönetmeliği, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p> <p>Yeni düzenlemeyle sporcu lisansı, vize ve transfer işlemlerinde kullanılacak sağlık raporlarının yanı sıra okul ve sosyal amaçlı spor faaliyetlerinde kullanılacak sağlık durum belgelerinin düzenlenme süreci yeniden şekillendirildi.</p> <p><strong>HANGİ DURUMDA RAPOR, HANGİ DURUMDA BELGE?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yönetmeliğe göre A grubu spor dallarında her durumda sporcu sağlık raporu düzenlenecek. B grubu spor dallarında ise sağlık bilgi sistemi tarafından kişinin tabip değerlendirmesine yönlendirilmesi halinde rapor alınacak.</p> <p>Sistemin tabip değerlendirmesine yönlendirmediği durumlarda ve C grubu spor dalları ile okul ve sosyal aktivite amaçlı spor faaliyetlerinde sağlık durum belgesi düzenlenecek.</p> <p>Başvurular öncesinde e-Devlet veya sağlık bilgi sistemi üzerinden 'spora katılım sağlık durumu değerlendirme formu' doldurulacak ya da güncellenecek.</p> <p><strong>SAĞLIK GEÇMİŞİ SİSTEM ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRİLECEK</strong></p> <p>Sağlık durum belgesi başvurularında kişinin beyanlarının yanı sıra sistemde yer alan hastalık tanıları, kullanılan ilaçlara ilişkin raporlar, sağlık raporları ve aşılama bilgileri elektronik ortamda değerlendirilecek.</p> <p>Sağlık açısından tabip değerlendirmesi gereken bir durum tespit edilirse kişi, sağlık raporu düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşuna sevk edilecek.</p> <p>Sporcu sağlık raporları yalnızca Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler, üniversitelerin sağlık uygulama ve araştırma merkezleri, aile hekimliği birimleri ile mevzuata göre yetkilendirilen özel hastane ve tıp merkezlerinde düzenlenebilecek.</p> <p><strong>RAPOR 3 YIL, BELGE 1 YIL GEÇERLİ</strong></p> <p>Yönetmeliğin dikkat çeken düzenlemelerinden biri de geçerlilik süreleri oldu. Sporcu sağlık raporu, tabip tarafından daha kısa süreli kontrol öngörülmediği takdirde 3 yıl süreyle geçerli olacak. Sağlık durum belgesinin geçerlilik süresi ise 1 yıl olacak. Ancak kişinin sağlık durumunda değişiklik olması veya spor faaliyetinin gerçekleştirileceği kurumun gerekçeli talepte bulunması halinde rapor ya da belge süresi dolmadan yeniden düzenlenebilecek. Daha önce düzenlenmiş sporcu sağlık raporları ise raporda belirtilen sürenin sonuna kadar geçerliliğini koruyacak.</p> <p>Söz konusu yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için <a href='https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/08/20260811-2.htm' rel="nofollow"><strong>tıklayabilirsiniz</strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/sporcu-saglik-raporunda-yeni-donem-gecerlilik-suresi-3-yila-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/sporcu-saglik-raporunda-yeni-donem-gecerlilik-suresi-3-yila-cikti.webp" type="image/jpeg" length="51927"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda ekran süresi arttıkça hareket azalıyor]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/cocuklarda-ekran-suresi-arttikca-hareket-azaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/cocuklarda-ekran-suresi-arttikca-hareket-azaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tablet, telefon ve bilgisayar kullanımının artması çocukların aktif oyun ve açık hava etkinliklerine ayırdığı zamanı azaltıyor. Ergoterapist Emrullah Harun Kaya, hareketsizliğin yalnızca fiziksel gelişimi değil; motor beceriler, dikkat, problem çözme, sosyal iletişim ve günlük yaşam becerilerini de etkileyebileceği uyarısında bulundu.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Üsküdar Üniversitesi ÇEGOMER (Çocuk ve Ergen Gelişimi ve Otizm Uygulama ve Araştırma Merkezi) Ergoterapisti Emrullah Harun Kaya, çocuklarda artan ekran kullanımının hareketli oyun alışkanlıkları üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p> <p>Kaya, tablet, telefon ve bilgisayar gibi dijital araçların çocukların günlük yaşamında daha fazla yer kaplamasıyla birlikte sokak oyunları, koşma, tırmanma, bisiklete binme ve arkadaşlarla hareketli oyunlar için ayrılan sürenin azaldığını belirtti.</p> <p><strong>HAREKETSİZLİK MOTOR BECERİLERİ DE ETKİLİYOR</strong></p> <p>Hareketin çocuk gelişiminin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Kaya, aktif oyunların kas kuvveti ve dayanıklılığın yanı sıra denge, koordinasyon, dikkat, planlama ve sosyal iletişim becerilerini desteklediğini söyledi.</p> <p>Yeterince hareket etmeyen çocuklarda kas kuvveti, dayanıklılık, esneklik, denge ve koordinasyon alanlarında güçlükler görülebileceğini belirten Kaya, bu çocukların koşarken, merdiven çıkarken veya yaşıtlarıyla oyun oynarken daha çabuk yorulabileceğini ifade etti. Kaya, top yakalama, tek ayak üzerinde durma, sıçrama, seksek oynama ve bisiklete binme gibi becerilerde de zorlanmalar görülebileceğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>GÜNLÜK YAŞAM BECERİLERİNİ DE ETKİLEYEBİLİR</strong></p> <p>Motor becerilerin yalnızca spor sırasında kullanılmadığını belirten Kaya, çocukların okul ve ev yaşamındaki birçok aktivitede bedenlerini etkili şekilde kullanmaları gerektiğini söyledi. Çanta taşıma, dengeli oturma, kalem kullanma, kıyafet giyme, ayakkabı bağlama, yemek yeme ve oyuncakları toplama gibi günlük aktivitelerin motor becerilerle ilişkili olduğunu belirten Kaya, yeterli hareket deneyimi kazanamayan çocukların günlük yaşam becerilerinde de zorlanabileceğini kaydetti.</p> <p>Aktif oyunların bilişsel gelişime de katkı sunduğunu ifade eden Kaya, oyun sırasında çocukların sürekli karar verdiğini ve çözüm ürettiğini belirtti. Engel aşmak, topun yönünü tahmin etmek, dengede kalmak veya arkadaşlarıyla oyun kuralları oluşturmak gibi süreçlerin bilişsel becerileri desteklediğini söyledi.</p> <p>Ergoterapinin çocukların fiziksel, bilişsel, duyusal, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını birlikte ele aldığını belirten Kaya, çalışmaların çocuğun yaşına, gelişim düzeyine ve günlük yaşamda yaşadığı zorluklara göre planlandığını ifade etti. Kaya, ergoterapide yalnızca kas gücünün artırılmasının değil, çocuğun arkadaşlarıyla oyun oynayabilmesi, okul etkinliklerine katılabilmesi ve günlük yaşam becerilerini mümkün olduğunca bağımsız gerçekleştirebilmesinin de hedeflendiğini söyledi.</p> <p>Çocuğun sürekli düşmesi, merdiven çıkmakta zorlanması, top oyunlarından kaçınması, çabuk yorulması veya kalem kullanımında güçlük yaşaması gibi durumların gelişimsel değerlendirme gerektirebileceğini belirten Kaya, erken dönemde sağlanan desteğin çocuğun katılımını ve özgüvenini artırabileceğini kaydetti.</p> <p><strong>AİLELERE 'BİRLİKTE AKTİF OYUN' ÖNERİSİ</strong></p> <p>Ailelere çocuklarıyla her gün aktif oyun zamanı planlamaları çağrısında bulunan Kaya, evde bulunan yastık ve minderlerle güvenli mini engel parkurları hazırlanabileceğini söyledi. Çocukların minderlerin üzerinden geçmesi, belirlenen çizgide yürümesi veya güvenli hedeflere ulaşmaya çalışması gibi oyunların denge, koordinasyon ve motor planlama becerilerini destekleyebileceğini belirten Kaya, bu tür aktivitelerin mutlaka yaşa uygun ve yetişkin gözetiminde yapılması gerektiğini vurguladı.</p> <p>Müzik eşliğinde dans etmenin de ritim, koordinasyon ve beden farkındalığını geliştirebileceğini belirten Kaya, ailelerin çocuklarıyla günde yaklaşık 30 ila 60 dakika aktif oyun planlamasını önerdi. Kaya, ebeveynlerin yalnızca çocuklarını izlemek yerine oyuna katılmasının çocuğun motivasyonunu, iletişimini ve oyundan aldığı keyfi artıracağını söyledi. Çocukların yaşıtlarıyla kıyaslanmaması gerektiğini de vurgulayan Kaya, ailelerin küçük gelişimleri fark ederek desteklemesinin önemli olduğunu belirtti. Kaya, temel amacın çocukların hareketten keyif alması ve kendilerini güvende hissetmesi olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/cocuklarda-ekran-suresi-arttikca-hareket-azaliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 17:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/cocuklarda-ekran-suresi-arttikca-hareket-azaliyor.webp" type="image/jpeg" length="45190"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bini aşkın çocuk kemik iliği nakliyle hayat buldu]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/bini-askin-cocuk-kemik-iligi-nakliyle-hayat-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/bini-askin-cocuk-kemik-iligi-nakliyle-hayat-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kemik iliği nakli olan çocukların aileleriyle birlikte hekimleri ile buluştuğu '1000 Naklin Ardından 1000 Masal' etkinliği gerçekleştirildi.</p><p><strong>BATMAN (İGFA) - </strong>Kemik iliği nakli konusunda farkındalığın artırılması, donörlüğün önemine dikkat çekilmesi ve nakil sonrası sağlığına kavuşan çocuklar ile ailelerinin deneyimlerinin paylaşılması amacıyla düzenlenen '1000 Naklin Ardından 1000 Masal' etkinliği Batman'da yapıldı.</p> <p>Etkinlikte konuşan Çocuk Hematolojisi Uzmanı Prof. Dr. Tunç Fışgın, İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi olarak bugüne kadar 1000'den fazla nakil gerçekleştirdiklerini belirterek, Batman'ın etkinliğin ikinci durağı olarak seçilmesinin nedenini anlattı. Fışgın, '1000 naklin ardından 1000 Masal' adlı aktivitemizin ikincisinde Batman'dayız. Bugüne kadar 1000'den fazla nakil gerçekleştirdik. Nakil gerçekleştirdiğimiz bölgelere baktığımızda Batman ve çevresinden yaklaşık 80 nakil yaptığımızı gördük. Bu nedenle aktivitemizin ikincisini Batman'da yapmayı planladık' dedi.</p> <p><img height='421' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/10/1786355998-batman-1000-nakil-etkinlik-1-1786359291-781-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><strong>AMAÇ FARKINDALIK</strong></p> <p>Etkinliğin temel amacının kemik iliği nakli ve donörlük konusunda toplumdaki farkındalığı artırmak olduğunu ifade eden Fışgın, 'Bize nakil olmuş ve artık sağlıklı bir şekilde hayatlarına devam eden çocuklarımızla, ailelerimizle ve donörlerimizle bir araya gelmek istedik. Kemik iliği nakli, yaşamı tehdit eden kan hastalıklarında önemli tedavi yöntemlerinden biri ancak oldukça zor ve karmaşık bir süreç. Bu süreçte yaşanan deneyimlerin paylaşılmasını çok önemsiyoruz' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Naklin üzerinden 3 ila 5 yıl geçen ve sağlığına kavuşan çocukların hikâyelerinin yeni nakil sürecindeki ailelere umut olabileceğini kaydeden Fışgın, 'Sağlıklı çocuklarımız, donörlerimiz ve ailelerimizle bir araya gelerek onların hayata dönüş masallarını dinleyeceğiz. Bu aktivitede biz çok konuşmayacağız. Daha çok sağlığına kavuşan çocuklarımız, anneler, babalar ve donörler konuşacak. Kemik iliği nakli tedavisini düşünen aileler açısından bu görüşmelerin yol gösterici olacağını ve karar verme süreçlerine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Batman'da çocuklarımızla, ailelerimizle, derneklerimizle ve hekimlerimizle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/bini-askin-cocuk-kemik-iligi-nakliyle-hayat-buldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/bini-askin-cocuk-kemik-iligi-nakliyle-hayat-buldu.webp" type="image/jpeg" length="44637"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal medyada ünlü hayranlığına dikkat]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/sosyal-medyada-unlu-hayranligina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/sosyal-medyada-unlu-hayranligina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya, ünlülerin günlük yaşamlarına daha kolay erişim sağlanmasıyla hayranlar ve tanınmış kişiler arasındaki yakınlık algısını güçlendirebiliyor. Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, tek taraflı bu bağın aşırıya kaçması halinde sosyal yaşamdan uzaklaşma ve günlük düzenin bozulması gibi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Sosyal medya platformlarında ünlülerin günlük yaşamlarına ilişkin paylaşımların artması, takipçiler ile tanınmış kişiler arasında gerçekte var olmayan bir yakınlık hissinin oluşmasına neden olabiliyor. Kullanıcıların, sürekli takip ettikleri ünlüleri gerçekten tanıyormuş gibi hissetmesi, zamanla duygusal yatırımlarını tek bir kişiye yönlendirmeleriyle sonuçlanabiliyor.</p> <p>Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, bu tür tek taraflı ilişkilerin giderek güçlenmesi halinde kişinin gerçek sosyal ilişkilerini ihmal edebileceğine dikkat çekti.</p> <p><strong>'KİŞİ, TAKİP ETTİĞİ ÜNLÜYÜ GERÇEKTEN TANIYORMUŞ GİBİ HİSSEDEBİLİYOR'</strong></p> <p>Sosyal medyanın ünlülerle kurulan yakınlık algısını güçlendirdiğini belirten Unutmaz, kullanıcıların takip ettikleri kişileri gerçek yaşamda tanıyormuş gibi hissedebildiğini söyledi.</p> <p>Unutmaz, 'Bu bağın giderek güçlenmesiyle kişinin gerçek ilişkilerini ihmal etmesi, sosyal yaşamdan uzaklaşması, zamanının önemli bir bölümünü bu kişiyi takip ederek geçirmesi ya da günlük düzeninin bozulması mümkün' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bu tür değişimlerin, uzmanlar tarafından 'Ünlü Hayranlığı Sendromu' kapsamında dikkat edilmesi gereken işaretler arasında değerlendirilebileceğini ifade eden Unutmaz, özellikle hayranlığın kişinin günlük yaşamını ve ilişkilerini etkilemeye başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğunu vurguladı.</p> <p><strong>GENÇLER İÇİN AİLELERE 'YASAKLAMAYIN, KONUŞUN' ÖNERİSİ</strong></p> <p>Özellikle gençlerin dijital dünyada psikolojik sınırlarını koruyabilmesi açısından ailelerin yaklaşımının büyük önem taşıdığını belirten Unutmaz, yasaklayıcı ve yargılayıcı tutumların yerine açık iletişimin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.VUnutmaz, 'Gençlerin takip ettikleri içerikleri anlamaya çalışan ve onlarla açık iletişim kuran bir yaklaşım benimsenmesi önemli' ifadelerini kullandı.</p> <p>Gençlerin sosyal medyada karşılaştıkları içerikleri sorgulayabilmelerinin önemine dikkat çeken Unutmaz, dijital okuryazarlığın desteklenmesi gerektiğini belirtti. Sosyal medyada görülen içeriklerin gerçek yaşamın tamamını yansıtmayabileceğinin gençlere anlatılması gerektiğini ifade eden Unutmaz; eleştirel düşünme becerisinin geliştirilmesi ve ekran süresine dengeli sınırlar getirilmesinin sağlıklı dijital alışkanlıkların oluşmasına katkı sağlayacağını kaydetti. Ünlülerle kurulan tek taraflı bağların sağlıklı sınırlar içerisinde tutulabilmesi için gençlerin gerçek sosyal ilişkilerinin de desteklenmesi gerektiğini belirten Unutmaz, aile içi iletişimin güçlendirilmesi ve gençlerin farklı ilgi alanlarına yönlendirilmesinin önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/sosyal-medyada-unlu-hayranligina-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/sosyal-medyada-unlu-hayranligina-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="18610"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Böbrekleri sessizce tehdit eden üç hastalık]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/bobrekleri-sessizce-tehdit-eden-uc-hastalik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/bobrekleri-sessizce-tehdit-eden-uc-hastalik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Böbrek taşları, böbrek tümörleri ve alt idrar yolu tıkanıklıkları uzun süre belirti vermeden ilerleyerek kalıcı böbrek hasarına neden olabiliyor. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Adil Güçal Güçlü, erken tanı ve kişiye özel tedavinin böbrek fonksiyonlarının korunmasındaki önemine dikkat çekerek, özellikle idrar yapma alışkanlıklarındaki değişikliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>ANTALYA (İGFA) - </strong>Vücudun atık maddelerden arındırılmasında hayati rol üstlenen böbrekler, yalnızca kanı süzen organlar olarak görev yapmıyor. Su, tuz ve mineral dengesinin korunmasından tansiyonun düzenlenmesine, alyuvar üretiminin desteklenmesinden D vitamininin aktif hale getirilmesine kadar birçok yaşamsal işlevi bulunan böbrekler, bazı ürolojik hastalıklar nedeniyle zamanla işlevlerini kaybedebiliyor.</p>

<p>Üroloji Uzmanı Op. Dr. Adil Güçal Güçlü, böbreklerin süzme işlevini kalıcı olarak bozabilen üç önemli ürolojik soruna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/08/09/1786081720-op-dr-adil-g-al-g-l-1786273419-913-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>BÖBREK TAŞLARI YÜKSEK BASINCA NEDEN OLABİLİYOR</strong></p>

<p>Böbreklerde oluşan taşların idrarı mesaneye taşıyan kanallara düşmesi, idrar akışını engelleyebiliyor. İdrarın böbrekte birikmesiyle oluşan yüksek basınç, zaman içerisinde böbrek dokusuna zarar vererek kalıcı fonksiyon kaybına yol açabiliyor. 'Hidronefroz' olarak adlandırılan bu durumda biriken idrar, ciddi enfeksiyonların gelişmesi için de uygun ortam oluşturabiliyor. Tedavi edilmeyen enfeksiyonların kana karışması ise hayati risk oluşturabiliyor.</p>

<p>Böbrek taşı riskinin azaltılmasında yeterli su tüketimi, tuz kullanımının sınırlandırılması ve düzenli sağlık kontrolleri önem taşıyor. Taş oluşması durumunda ise günümüzde kapalı cerrahi yöntemler, lazer teknolojileri ve dışarıdan uygulanan ses dalgalarıyla tedavi seçenekleri bulunuyor.</p>

<p><strong>BÖBREK TÜMÖRLERİ BELİRTİ VERMEDEN İLERLEYEBİLİYOR</strong></p>

<p>Böbrek tümörlerinin erken evrede çoğu zaman ağrı, kanama veya başka belirgin bir şikâyete yol açmadığına dikkat çeken Güçlü, bu nedenle hastalığın sıklıkla farklı nedenlerle gerçekleştirilen ultrasonografi veya tomografi sırasında tesadüfen tespit edildiğini belirtti. İleri yaş, sigara kullanımı, hipertansiyon ve obezite böbrek tümörleri açısından önemli risk faktörleri arasında gösteriliyor.</p>

<p>Erken tanının böbreğin korunması açısından da önem taşıdığını belirten Güçlü, geçmişte tümör saptandığında böbreğin tamamının alınmasının daha sık uygulandığını, günümüzde ise nefron koruyucu cerrahi sayesinde yalnızca tümörlü dokunun çıkarılarak sağlıklı böbrek dokusunun korunabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>PROSTAT BÜYÜMESİ BÖBREKLERİ DE ETKİLEYEBİLİR</strong></p>

<p>Böbrek sağlığını tehdit eden bir diğer önemli sorun ise alt idrar yollarındaki tıkanıklıklar. Özellikle yaş ilerledikçe erkeklerde sık görülen iyi huylu prostat büyümesi ve idrar kanalı darlıkları, mesanenin tam olarak boşalmasını engelleyebiliyor. Mesanede biriken idrarın oluşturduğu yüksek basınç zaman içerisinde böbreklere kadar ulaşabiliyor. Erken dönemde tedavi edilmeyen prostat ve mesane kaynaklı sorunlar, uzun vadede böbrek fonksiyonlarının bozulmasına, bazı hastalarda ise diyaliz gerektirebilecek son dönem böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle idrar yapma alışkanlıklarında meydana gelen değişikliklerin göz ardı edilmemesi gerekiyor.</p>

<p><strong>BU BELİRTİLER VARSA ÜROLOJİYE BAŞVURUN</strong></p>

<p>Uzmanlar, böbreklerin verdiği uyarıların zamanında fark edilmesinin önemine dikkat çekiyor. İdrarda gözle görülür kanama, aniden başlayan şiddetli yan ağrısı, sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları veya idrar yaparken zorlanma gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde üroloji uzmanına başvurulması öneriliyor.</p>

<p>Herhangi bir şikâyet bulunmasa bile özellikle 50 yaş ve üzerindeki erkeklerin düzenli üroloji kontrollerini aksatmaması gerektiği belirtiliyor. Yıllık ürolojik değerlendirme ve gerekli durumlarda ultrasonografi ile böbrek, prostat ve idrar yollarını ilgilendiren birçok hastalık erken evrede tespit edilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/bobrekleri-sessizce-tehdit-eden-uc-hastalik</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/bobrekleri-sessizce-tehdit-eden-uc-hastalik.webp" type="image/jpeg" length="83213"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayer'den Türkiye'deki girişimcilere 'Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası' çağrısı]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/bayerden-turkiyedeki-girisimcilere-dijital-saglik-ve-tarim-girisimleri-haritasi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/bayerden-turkiyedeki-girisimcilere-dijital-saglik-ve-tarim-girisimleri-haritasi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'deki sağlık ve tarım odaklı girişimleri tanıtmak amacıyla hayata geçirdiği 'Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası' için süreci başlatan Bayer, başvuruları 6 Eylül'e kadar alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong> Bayer, sağlık ve tarım alanında faaliyet gösteren yenilikçi girişimleri görünür kılmak amacıyla hazırladığı 'Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası'nı güncelliyor.</p> <p>Tenity iş birliğiyle dokuz yıldır yürütülen G4A Girişim Hızlandırma Programı kapsamında iki yılda bir yayımlanan harita için başvurular başladı. Türkiye'nin sağlık ve tarım alanındaki girişimcilik ekosistemini tek bir platformda bir araya getirmeyi hedefleyen haritada yer almak isteyen girişimler, 6 Eylül Pazar gününe kadar bu link üzerinden başvuruda bulunabilecek. Haritada yer almak isteyen girişimlerin logo, şirket unvanı, çalışma alanı ve web sitesi iletişim bilgilerini paylaşması ve başvuru formunu detaylı bir şekilde doldurması gerekiyor. </p> <p><strong>İLETİŞİM DESTEĞİ VERİLECEK</strong></p> <p>2026 yılı Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası; akıllı tarım teknolojilerinden telesağlığa, zararlılarla mücadeleden hastane ve eczane çözümlerine kadar sağlık ve tarım alanında farklı kategorilerde faaliyet gösteren girişimleri kapsayacak. Değerlendirmeler sonucunda haritada yer alacak girişimler ekim ayında açıklanacak. Bayer, belirlenen startup'ları sosyal medya kanalları ve çeşitli platformlarda paylaşarak görünürlüklerine katkı sağlayacak.</p> <p>Güncellenen harita ile yenilikçi girişimlerin görünürlüğünün artırılması, ekosistem paydaşları arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesi ve inovasyon kültürünün gelişimine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/bayerden-turkiyedeki-girisimcilere-dijital-saglik-ve-tarim-girisimleri-haritasi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/bayerden-turkiyedeki-girisimcilere-dijital-saglik-ve-tarim-girisimleri-haritasi-cagrisi.webp" type="image/jpeg" length="48584"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuğun diş sağlığı sadece fırçalamaktan ibaret değil]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/cocugun-dis-sagligi-sadece-fircalamaktan-ibaret-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/cocugun-dis-sagligi-sadece-fircalamaktan-ibaret-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda ağız ve diş sağlığının temelleri süt dişlerinin çıkmasıyla atılıyor. Uzmanlar; düzenli diş fırçalamanın yanı sıra beslenme, ekran kullanımı, duruş bozuklukları ve ağızdan nefes alma alışkanlığının da çene ve diş gelişimi üzerinde etkili olduğuna dikkat çekiyor.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Çocuklarda diş fırçalama alışkanlığının erken yaşta kazandırılması, ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilecek ağız ve diş sağlığı problemlerinin önlenmesinde önemli rol oynuyor. Uzmanlara göre ilk süt dişlerinin çıkmaya başladığı 6-12 aylık dönemden itibaren ağız hijyeni bir rutin haline getirilmeli.</p> <p>Yaklaşık 2,5-3 yaşlarında tamamlanan 20 süt dişinin düzenli temizlenmemesi, çürük ve enfeksiyon riskini artırabiliyor. 'Nasıl olsa değişecek' düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çeken uzmanlar, süt dişlerinin sağlıklı olmasının çocuğun beslenmesi, konuşması, çene gelişimi ve ileride çıkacak daimi dişlerin doğru şekilde sürmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p> <p><strong>DİŞ FIRÇALAMAYI ZORUNLULUK DEĞİL, RUTİN HALİNE GETİRİN</strong></p> <p>Çocukların alışkanlık kazanmasında ebeveynlerin rolü büyük. Özellikle küçük yaşlarda anne ve babalarını örnek alan çocukların, diş fırçalamayı ailece gerçekleştirilen keyifli bir rutine dönüştürmeleri öneriliyor.</p> <p>Diş fırçalamanın ceza veya zorunluluk şeklinde sunulmaması gerektiğini belirten uzmanlar, daimi dişlerin tamamlanmasına kadar fırçalama sürecinin ebeveyn kontrolünde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.</p> <p>Diş macunu miktarının da yaşa göre ayarlanması gerekiyor. 3 yaşına kadar pirinç tanesi, 3-6 yaş arasında ise bezelye tanesi büyüklüğünde diş macunu kullanılması öneriliyor. Dişlerin günde iki kez doğru teknikle fırçalanmasının yanı sıra düzenli diş hekimi kontrollerinin de ihmal edilmemesi gerekiyor.</p> <p><strong>PROBİYOTİKLER DESTEK OLABİLİR AMA DİŞ FIRÇALAMANIN YERİNİ TUTMAZ</strong></p> <p>Güncel araştırmalar, belirli probiyotik suşlarının çürüğe neden olan bazı bakterilerin seviyesini azaltabileceğine işaret ediyor. Probiyotiklerin tükürük akışı, pH dengesi ve tamponlama kapasitesi üzerinde olumlu etkileri olabileceği belirtiliyor.</p> <p>Ancak uzmanlar, probiyotiklerin düzenli diş fırçalamanın alternatifi olmadığının altını çiziyor. Sağlıklı ağız için temel yaklaşımın doğru fırçalama, dengeli beslenme ve düzenli diş hekimi kontrolleri olduğu vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>EKRAN KARŞISINDA YEMEK ÇÜRÜK RİSKİNİ ARTIRABİLİR</strong></p> <p>Tablet ve telefonların çocukların günlük yaşamında daha fazla yer alması, ağız ve diş sağlığı açısından da yeni riskleri beraberinde getiriyor. Ekran karşısında yemek yiyen çocukların yiyecekleri ağızlarında daha uzun süre bekletebildiğine dikkat çekiliyor. Özellikle şeker ve karbonhidrat içeren gıdaların ağızda uzun süre kalması çürük riskini artırabiliyor. Ekran karşısında yemeğe odaklanılmaması, ağız açık yemek yeme gibi alışkanlıkların gelişmesine de neden olabiliyor.</p> <p><strong>YANLIŞ DURUŞ ÇENE GELİŞİMİNİ ETKİLEYEBİLİR</strong></p> <p>Uzun süre tablet veya telefon kullanan çocuklarda cihazın göz hizasının altında tutulması, başın sürekli öne eğilmesine yol açabiliyor. Uzmanlar, uzun süreli yanlış duruşun boyun postürü, solunum fonksiyonları ve çene gelişimi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekiyor.</p> <p>Diş sıkma, travmalar ve postür bozuklukları çene eklemi sorunlarının nedenleri arasında gösterilirken; çene hareketlerinde kısıtlılık, çiğneme sırasında zorlanma veya eklemden ses gelmesi gibi belirtilerin dikkate alınması gerekiyor.</p> <p><strong>AĞIZDAN NEFES ALMAYA DİKKAT</strong></p> <p>Uzun süreli ekran kullanımıyla birlikte bazı çocuklarda ağızdan nefes alma alışkanlığının da görülebileceği belirtiliyor. Ağızdan nefes alma, dilin doğru pozisyonda bulunmasını engelleyerek üst çene gelişimini etkileyebiliyor. Erken fark edilmeyen bu durumların ilerleyen dönemlerde çene darlıkları, kapanış bozuklukları ve yüz gelişimiyle ilgili sorunlara yol açabileceği ifade ediliyor.</p> <p>Uzmanlar, ebeveynlere çocuklarının yalnızca dişlerini değil; nefes alma biçimini, duruşunu, beslenme ve ekran alışkanlıklarını da takip etmelerini öneriyor. Erken yaşta kazanılan doğru ağız bakım alışkanlıklarının ise çocukların yaşam boyu ağız ve diş sağlığını korumada en önemli adımlardan biri olduğu belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/cocugun-dis-sagligi-sadece-fircalamaktan-ibaret-degil</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/cocugun-dis-sagligi-sadece-fircalamaktan-ibaret-degil.webp" type="image/jpeg" length="42495"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa Tabip Odası: Hekimlik 5 dakikaya sığmaz]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/bursa-tabip-odasi-hekimlik-5-dakikaya-sigmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/bursa-tabip-odasi-hekimlik-5-dakikaya-sigmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu, Sağlık Bakanlığı'nın hekimlerin teşvik ve performans hesaplamasında bireysel katsayı uygulamasını içeren yeni yönergesine tepki göstererek, uygulamanın hekimler arasında rekabeti artıracağını ve sağlık hizmetlerinin niteliğine zarar vereceğini savundu.</p><p><strong>BURSA (İGFA) - </strong>Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu, Sağlık Bakanlığı tarafından 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe giren hekimlerin teşvik ve performans hesaplamalarına ilişkin yeni yönergeyle ilgili açıklama yaptı.</p> <p>Açıklamada, yeni düzenlemeyle hekimlere daha fazla poliklinik hastası bakma, mesai dışı çalışma ve cerrahi işlem yapma baskısının yanı sıra kendi branşlarındaki hekimlerle rekabete dayalı bireysel katsayı uygulamasının getirildiği ileri sürüldü Performans sisteminin 2003 yılında Sağlıkta Dönüşüm Programı ile başladığı hatırlatılan açıklamada, sağlık hizmetlerinin zaman içerisinde bilimsel ölçütlerden ziyade verimlilik, kârlılık ve memnuniyet gibi piyasa odaklı kriterlerle değerlendirildiği ifade edildi.</p> <p>Bursa Tabip Odası, mevcut sistemin koruyucu sağlık hizmetlerini geri plana ittiğini, tedavi edici hizmetlere ağırlık verdiğini ve sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını zorlaştırdığını savundu.</p> <p>Açıklamada, kamu hastanelerinde artan hasta yoğunluğu nedeniyle muayene sürelerinin kısaldığı belirtilerek, 'Hekimlere daha fazla hasta bakma baskısı neticesinde hasta muayene süreleri beş dakikanın altına düştü' ifadelerine yer verildi. Artan iş yükünün hekimlerde tükenmişlik, şiddet ve mesleki motivasyon kaybına yol açtığı belirtilen açıklamada, sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlara dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'YENİ YÖNERGE SORUNLARA ÇÖZÜM GETİRMİYOR'</strong></p> <p>Son yayımlanan yönergenin önceki uygulamalara benzer şekilde sağlık sistemindeki sorunlara çözüm olmaktan uzak olduğu öne sürülen açıklamada, bireysel katsayı uygulamasının hekimler arasındaki iş barışını olumsuz etkileyeceği belirtildi.</p> <p>Bursa Tabip Odası, sağlık sorunlarının çözümü için bütçeden sağlığa ayrılan payın artırılması, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, birinci basamak sağlık hizmetlerinde hekim ve sağlık çalışanı sayısının artırılması gerektiğini ifade ederken ayrıca aile hekimi başına düşen hasta sayısının 1500-2000 seviyelerine çekilmesi, sevk sisteminin etkin hale getirilmesi, muayene sürelerinin en az 20 dakika olarak uygulanması ve hekimlerin mali ile özlük haklarında iyileştirme yapılması talepleri sıralandı.</p> <p>Hekim gelirlerinin tek kalem ve emekliliğe yansıyacak şekilde düzenlenmesini isteyen Bursa Tabip Odası, teşvik ve ödüllendirme ödemelerinin de temel ücretin belirli bir oranını aşmaması gerektiğini belirtti. Açıklamanın sonunda meslektaşlarına çağrıda bulunan Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu, 'Performans sistemine, yoğun ve baskı altında çalışmaya karşı mücadele etmeye çağırıyoruz. Hekimlik 5 dakikaya sığmaz.' ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/bursa-tabip-odasi-hekimlik-5-dakikaya-sigmaz</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 18:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/bursa-tabip-odasi-hekimlik-5-dakikaya-sigmaz.webp" type="image/jpeg" length="33727"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlaç denetiminde uluslararası standart dönemi]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/ilac-denetiminde-uluslararasi-standart-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/ilac-denetiminde-uluslararasi-standart-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (TİTCK), analiz ve kontrol süreçlerinde uluslararası ilaç otoriteleri ile laboratuvarların rapor ve kılavuzlarını belirli şartlarla dikkate alabilecek.</p><p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (TİTCK) Ulusal Kontrol Laboratuvarı'nın çalışma esaslarını düzenleyen yönetmelikte önemli değişiklik yapıldı. Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme, ilaç analiz ve değerlendirme süreçlerinde uluslararası iş birliğinin önünü açtı.</p> <p>Yeni düzenlemeye göre TİTCK, güven uygulamaları kapsamında karşılaştırılabilir standartlara sahip yabancı ilaç otoriteleri, ulusal kontrol laboratuvarları ile bölgesel ve uluslararası kuruluşlar tarafından hazırlanan analiz, değerlendirme ve seri serbest bırakma süreçlerine ilişkin bilgi ve belgeleri, kendi yayımlayacağı kılavuza uygun olması halinde dikkate alabilecek.</p> <p>Yönetmelikle ayrıca, Kurumun konuya ilişkin bir kılavuzunun bulunmadığı durumlarda, resmî internet sitesinde duyurmak kaydıyla diğer ülkelerin resmî sağlık otoriteleri veya uluslararası kuruluşların yayımladığı kılavuzları da kabul edebilmesine imkan tanındı. Düzenleme, ilaç kontrol süreçlerinde uluslararası standartlarla uyumun artırılması ve değerlendirme mekanizmalarının daha etkin yürütülmesini amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><img height='497' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/07/screenshot-2026-08-07-at-16-59-03-7-agustos-2026-cuma-1786111148-644-x750.png' width='750' /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/ilac-denetiminde-uluslararasi-standart-donemi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/ilac-denetiminde-uluslararasi-standart-donemi.webp" type="image/jpeg" length="14182"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batman Sason'da emzirme farkındalığı]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/batman-sasonda-emzirme-farkindaligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/batman-sasonda-emzirme-farkindaligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batman'ın Sason ilçesinde, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında Sason Devlet Hastanesi ile Sason Toplum Sağlığı Merkezi iş birliğinde farkındalık etkinliği düzenlendi.</p><p><strong>BATMAN (İGFA) - </strong>Batman'ın Sason ilçesindeki farkındalık etkinliği kapsamında hastanede kurulan bilgilendirme standında anne ve anne adayları başta olmak üzere vatandaşlara anne sütünün bebek gelişimindeki önemi, doğru emzirme yöntemleri ve emzirmenin anne sağlığı üzerindeki olumlu etkileri hakkında bilgi verildi.</p> <p>Sağlık personelleri tarafından bilgilendirici broşürler de dağıtıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><img class='' height='562' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/07/img-20260807-wa0015-1786104590-473-x750.jpeg' width='750' /></p> <p>Yetkililer, sağlıklı nesillerin yetişmesi için bebeklerin yaşamlarının ilk altı ayında yalnızca anne sütüyle beslenmesinin önemine dikkat çekerek, Dünya Emzirme Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikle toplumda emzirme bilincinin artırılmasının hedeflendiğini belirtti. Etkinliğe ilgi göstererek farkındalık çalışmalarına destek veren vatandaşlara teşekkür edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/batman-sasonda-emzirme-farkindaligi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/batman-sasonda-emzirme-farkindaligi.webp" type="image/jpeg" length="86351"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yağış sonrası deniz uyarısı! Bulanık ve kötü kokulu suda yüzmeyin]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/yagis-sonrasi-deniz-uyarisi-bulanik-ve-kotu-kokulu-suda-yuzmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/yagis-sonrasi-deniz-uyarisi-bulanik-ve-kotu-kokulu-suda-yuzmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yoğun yağışların ardından yağmur sularıyla taşınan mikroorganizmaların deniz suyunu etkileyebileceğini belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Rıza Aytaç Çetinkaya, özellikle dere ağızları, yağmur suyu kanalları ve şehir kıyılarında enfeksiyon riskinin artabileceği uyarısında bulundu.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Yoğun yağışların ardından deniz suyu kalitesinde değişiklikler yaşanabileceğine dikkat çekildi.</p> <p>Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Rıza Aytaç Çetinkaya, yağmur sularıyla sokaklarda, toprakta ve atık alanlarında bulunan mikroorganizmaların denize taşınabileceğini söyledi.</p> <p>Kanalizasyon altyapısının yetersiz kaldığı bölgelerde atık suların denize karışma ihtimalinin bulunduğunu belirten Çetinkaya, özellikle şehir kıyıları, dere ağızları ve yağmur suyu kanallarının yakınlarında enfeksiyon riskinin artabileceğini ifade etti.</p> <p><img height='1100' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/06/1786000082-asm-aytaccetinkaya-gorseli-1786028182-549-x750.jpeg' width='750' /></p> <p>Her yağış sonrası tüm sahillerin riskli olduğu değerlendirmesinin doğru olmadığını vurgulayan Çetinkaya, 'Su bulanık veya kötü kokuluysa, bölgede yüzme yasağı varsa ya da yoğun yağış yeni sona ermişse denize girmemek daha güvenli kabul edilir' dedi.</p> <p><strong>DENİZ SUYU YUTULMASINA DİKKAT</strong></p> <p>Deniz suyu yutmanın çoğu sağlıklı kişide ciddi bir soruna yol açmayabileceğini belirten Çetinkaya, kirli sularda bakteri, virüs veya parazitlerin bulunabileceğine dikkat çekti. Kirlenmiş deniz suyunun ishal, bulantı, kusma, karın ağrısı ve ateş gibi sindirim sistemi sorunlarına neden olabileceğini aktaran Çetinkaya, özellikle çocukların yüzerken daha fazla su yutabildiği için daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Deniz suyu yutulmasının ardından şiddetli veya uzun süren ishal, yüksek ateş, sürekli kusma ya da belirgin sıvı kaybı görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/yagis-sonrasi-deniz-uyarisi-bulanik-ve-kotu-kokulu-suda-yuzmeyin</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/yagis-sonrasi-deniz-uyarisi-bulanik-ve-kotu-kokulu-suda-yuzmeyin.webp" type="image/jpeg" length="68460"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivas'ta 4 Eylül Sanayi Sitesi'ne sağlık tesisi için temel atıldı]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/sivasta-4-eylul-sanayi-sitesine-saglik-tesisi-icin-temel-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/sivasta-4-eylul-sanayi-sitesine-saglik-tesisi-icin-temel-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Belediyesi tarafından 4 Eylül Sanayi Sitesi'ne kazandırılacak olan 112 Acil Sağlık İstasyonu ve Aile Sağlığı Merkezi projesi için temel atma töreni düzenlendi.</p><p align='JUSTIFY' lang='tr-TR'><strong>SİVAS (İGFA) - </strong>Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun'un seçim döneminde sözünü verdiği sağlık tesisi ile olası kaza ve acil sağlık vakalarında hastaneye ulaşım sürecindeki zaman kaybının ortadan kaldırılması, esnaf ile sanayi bölgesinde çalışan binlerce vatandaşın sağlık hizmetlerine yerinde ve hızlı bir şekilde ulaşması hedefleniyor.</p> <p align='JUSTIFY' lang='tr-TR'>Törende konuşan Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Hakan Demirgil, sanayi esnafının uzun süredir bu yatırımı beklediğini belirterek, 'Burada yaklaşık 4 bin 500-5 bin iş yeri var. Çalışanlarla birlikte 12-13 bin kişilik bir aileyi oluşturuyoruz. Bu sağlık ocağı önemli bir ihtiyacı karşılayacak' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p align='JUSTIFY' lang='tr-TR'><img height='500' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/04/sbel2022-1-1785840436-900-x750.jpeg' width='750' /></p> <p align='JUSTIFY' lang='tr-TR'><b>'SEÇİM SÜRECİNDE VERDİĞİMİZ SÖZÜ YERİNE GETİRİYORUZ'</b></p> <p align='JUSTIFY' lang='tr-TR'>Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, seçim döneminde esnafa verilen sözlerin hayata geçirildiğini vurgulayarak, 'Sanayi esnafımızın acil sağlık müdahalesi için hastaneye gitmek zorunda kalması ciddi bir zaman kaybıydı. Bu yatırımla sorun çözülecek. Ayrıca altyapı sorunlarını gidermek için büyük bir ihale gerçekleştirdik, yağmur suyu ve kanalizasyon problemlerini çözeceğiz' dedi.</p> <p align='JUSTIFY' lang='tr-TR'><img height='500' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/04/sbel2554-1785840442-720-x750.jpeg' width='750' /></p> <p align='JUSTIFY' lang='tr-TR'>'<b>BU YATIRIM ESNAFIMIZA VERİLEN DEĞERİN GÖSTERGESİDİR'</b></p> <p>Vali Vekili Halil İbrahim Yeşilyurt, projenin önemine dikkat çekerek, 'Bu istasyonla esnafımızın acil anlarında hızlı müdahale sağlanacak. Bu yatırım, esnafımıza verilen değerin göstergesidir' ifadelerini kullandı.</p> <p>Yapılan konuşmaların ardından kurban kesilerek temel atma töreni gerçekleştirildi.</p> <p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/sivasta-4-eylul-sanayi-sitesine-saglik-tesisi-icin-temel-atildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/sivasta-4-eylul-sanayi-sitesine-saglik-tesisi-icin-temel-atildi.webp" type="image/jpeg" length="14109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilinçsiz antibiyotik kullanımı tedaviyi zorlaştırıyor]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-tedaviyi-zorlastiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-tedaviyi-zorlastiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sarhan Sakarya, gereksiz ve bilinçsiz antibiyotik kullanımının mikroorganizmaların direnç kazanmasına yol açarak gelecekte basit enfeksiyonların bile tedavisini zorlaştırabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sarhan Sakarya, antibiyotiklerin bilinçsiz kullanımına karşı uyarılarda bulundu. Sakarya, doktor kontrolü dışında kullanılan antibiyotiklerin hastalara faydadan çok zarar verebileceğine dikkat çekti. Mikroorganizmaların güçlü bir adaptasyon yeteneğine sahip olduğunu belirten Sakarya, yanlış ve gereksiz antibiyotik kullanımının bu canlıların ilaçlara karşı direnç geliştirmesine neden olabileceğini ifade etti.</p> <p>Antibiyotik direncinin modern tıbbın karşı karşıya olduğu en önemli tehditlerden biri olduğunu vurgulayan Sakarya, 'Yanlış ve gereksiz kullanım, mikroorganizmaların bu ilaçlara karşı direnç kazanmasına ve gelecekte basit enfeksiyonların bile tedavi edilemez hale gelmesine neden olabilir' dedi.</p> <p><img class='' height='475' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/03/prof-dr-sarhan-sakarya-102029321-1785769153-950-x750.jpeg' width='750' /></p> <p>İlk antibiyotiklerin tıbbi kullanıma girmesinden bu yana birçok ilaca karşı direnç geliştiğini aktaran Prof. Dr. Sakarya, yeni antibiyotiklerin geliştirilmesinin de artan direnç mekanizmaları nedeniyle giderek zorlaştığını söyledi.</p> <p>Dirençli mikroorganizmaların gen aktarımı yoluyla diğer mikroorganizmalara da bu özelliği taşıyabildiğini belirten Prof. Dr. Sakarya, tedavi seçeneklerinin korunması için antibiyotiklerin yalnızca uzman hekim önerisiyle kullanılması gerektiğini ifade etti. Sakarya, vatandaşlara antibiyotikleri gereksiz yere kullanmamaları çağrısında bulunarak, 'Mikroorganizmaları dirençli hale getirmeyelim. Gelecekteki tedavilerimizi korumak için antibiyotikleri yalnızca hekim kontrolünde kullanalım' uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-tedaviyi-zorlastiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-tedaviyi-zorlastiriyor.webp" type="image/jpeg" length="24841"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağustos sıcaklarında sağlıklı kalmak için... Bu önerilere dikkat!]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/agustos-sicaklarinda-saglikli-kalmak-icin-bu-onerilere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/agustos-sicaklarinda-saglikli-kalmak-icin-bu-onerilere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uz. Dr. Yasin Bakcan, aşırı sıcaklarda sağlık risklerini önlemek için 10 öneride bulundu. Uz. Dr. Bakcan; su tüketimi, beslenme, klima kullanımı ve sıcak çarpması belirtileri konusunda kritik uyarılarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Yaz sıcakları her yıl daha uzun sürüyor, etkisi ise daha sert hissediliyor.</p> <p>Ağustos ayında daha da artan aşırı sıcaklar; bireylerin yaşam konforunu azaltmanın yanı sıra sıcak çarpmasından kalp ve böbrek sorunlarına kadar ciddi sağlık risklerini de beraberinde getirebiliyor. Özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı bulunanlar ve açık alanda çalışanlar için tehlike oluşturan bu dönemde alınacak basit ancak etkili önlemler, sağlığı korumada kritik rol oynuyor.</p> <p><img class='' height='605' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/03/1785737790-uzm-dr-yasin-bakcan-jpg-1785742065-908-x750.jpeg' width='750' /></p> <p>Uz. Dr. Yasin Bakcan, yaz aylarını güvenli ve sağlıklı geçirmek için dikkat edilmesi gereken 10 önemli öneriyi sıraladı.</p> <p><strong>1. GÜNÜN EN SICAK SAATLERİNDE DIŞARI ÇIKMAYIN</strong><br /> Yaz aylarında güneş ışınlarının en dik açıyla geldiği 11.00-16.00 saatleri, sıcaklığın en yoğun hissedildiği zaman dilimidir. Mümkünse bu saatlerde dışarı çıkılmamalıdır. Dışarı çıkılması gerekiyorsa gölgede kalınmalı, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı, açık renkli ve bol kıyafetler tercih edilmeli, şapka kullanılmalıdır. Park halindeki araçlarda çocuklar, yaşlılar veya evcil hayvanlar hiçbir koşulda bırakılmamalıdır.</p> <p><strong>2. SUSAMAYI BEKLEMEYİN, GÜN BOYU DÜZENLİ SU TÜKETİN</strong><br /> Sıcak havalarda sıvı ihtiyacı belirgin şekilde artar. Günlük su tüketimi kişinin yaşı, kilosu ve sağlık durumuna göre değişmekle birlikte, kilogram başına en az 30 ml olmalı; çoğu yetişkin için bu miktar yaklaşık 3 litreye kadar çıkabilmektedir. Su tek seferde değil, gün içine yayılarak tüketilmelidir. Susamayı beklemek ise vücudun sıvı kaybetmeye başladığının önemli bir göstergesidir.</p> <p><strong>3. SICAK ÇARPMASININ BELİRTİLERİNİ VE SONUÇLARINI BİLİN</strong><br /> Sıcak çarpması, yaz aylarının en ciddi sağlık sorunlarından biridir. Şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, davranış değişiklikleri, aşırı halsizlik, ağız kuruluğu, terlemenin azalması ve vücut sıcaklığının 40 derecenin üzerine çıkması en önemli belirtiler arasındadır. İlk soğutma uygulamalarına rağmen belirtiler düzelmiyor ya da bilinç değişikliği gelişiyorsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Aşırı sıcağa maruz kalınması sonucunda ısı krampları, ısı yorgunluğu, ısı senkopu, rabdomiyoliz ve ısıya bağlı döküntüler gibi hastalıkların yanı sıra; kalp, dolaşım, solunum, böbrek ve sinir sistemini etkileyen sağlık sorunları, psikiyatrik etkiler ve uyku bozuklukları da görülebilir. Duruma erken müdahale edilmediğinde çoklu organ yetmezliği gibi hayati risk oluşturan ciddi tabloların gelişebileceği unutulmamalıdır.</p> <p><strong>4. YAZ AYLARINDA BESLENMENİZİ HAFİFLETİN</strong><br /> Ağır, yağlı ve kızartılmış yiyecekler yerine sindirimi kolay besinler tercih edilmelidir. Kahvaltıda az yağlı peynirler, taze sebzeler ve zeytin; ana öğünlerde ise ızgara veya haşlama yöntemleriyle hazırlanmış yemekler tüketilmelidir. Sebze ve meyveler vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olurken, şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Uzun süre aç kalınmasına neden olan şok diyetlerden de kaçınılmalıdır.</p> <p><strong>5. İÇECEK SEÇİMİNİZİ DİKKATLİ YAPIN</strong><br /> Çay, kahve ve gazlı içecekler günlük su ihtiyacını karşılamaz. Aşırı tüketildiklerinde sıvı dengesini olumsuz etkileyebilir. Yaz aylarında suyun yanı sıra ayran, süt, sade maden suyu ve şekersiz komposto gibi içecekler daha doğru seçeneklerdir. Gün boyu yeterli miktarda sıvı alınmasına dikkat edilmeli; özellikle idrar söktürücü etkisi bulunan alkol ve kafeinli içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır.</p> <p><strong>6. KRONİK HASTALIĞINIZ VARSA SICAKLARA KARŞI DAHA DİKKATLİ OLUN</strong><br /> Hipertansiyon, diyabet, kalp ve böbrek hastaları sıcak havalardan daha fazla etkilenebilir. Bu nedenle serin ortamlarda bulunmaları, düzenli sıvı tüketmeleri ve güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamaları önem taşır. İlaç dozlarında veya kullanım saatlerinde değişiklik yapılması gerekiyorsa mutlaka hekim görüşü alınmalıdır.</p> <p><strong>7. KLİMAYI DOĞRU KULLANIN</strong><br /> Klimalar doğru kullanıldığında sıcak havaların olumsuz etkilerini azaltır. Ancak filtrelerinin düzenli olarak temizlenmesi ve ortam sıcaklığının dış ortamla aşırı fark oluşturmayacak şekilde, yaklaşık 23 derecede tutulması gerekir. Ani sıcaklık değişimleri çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir.</p> <p><strong>8. HALSİZLİK VE BAŞ AĞRISINI HAFİFE ALMAYIN</strong><br /> Yaz aylarında görülen halsizlik, baş ağrısı ve tansiyon düşüklüğü çoğu zaman sıvı ve elektrolit kaybından kaynaklanır. Ancak yeterli sıvı alımına rağmen bu şikâyetler devam ediyor ya da göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bilinç bulanıklığı, bulantı ve kusma gibi belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p> <p><strong>9. SICAK ÇARPMASINDA İLK MÜDAHALEYİ ÖĞRENİN</strong><br /> Sıcak çarpması yaşayan kişi derhal serin bir ortama alınmalı, üzerindeki fazla kıyafetler çıkarılmalı ve üzerine ılık su uygulanarak buharlaşma yoluyla soğutulmalıdır. Bilinci açıksa su verilebilir. Ancak bilinci kapalı kişilere ağızdan sıvı verilmemeli; kolonya dökmek veya buz gibi suyla ani soğutma uygulamak gibi yanlış yöntemlerden kaçınılmalıdır. Eş zamanlı olarak acil sağlık desteği istenmelidir.</p> <p><strong>10. ÇOCUKLARI SICAK HAVALARDA DAHA YAKINDAN TAKİP EDİN</strong><br /> Çocuklar, sıvı kaybından yetişkinlere göre daha hızlı etkilenebilir. Bu nedenle günün en sıcak saatlerinde dışarıda kalmamaları, sık sık su içmeleri, ince ve açık renkli kıyafetler giymeleri ve şapka kullanmaları sağlanmalıdır. Ayrıca oyun sırasında düzenli dinlenme molaları vermeleri teşvik edilmelidir. Şekerli ve gazlı içecekler yerine su tüketmeleri konusunda desteklenmeleri büyük önem taşır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/agustos-sicaklarinda-saglikli-kalmak-icin-bu-onerilere-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/agustos-sicaklarinda-saglikli-kalmak-icin-bu-onerilere-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="49831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda diş fırçalama alışkanlığı ilk süt dişiyle başlamalı]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/cocuklarda-dis-fircalama-aliskanligi-ilk-sut-disiyle-baslamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/cocuklarda-dis-fircalama-aliskanligi-ilk-sut-disiyle-baslamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, çocuklarda ağız ve diş sağlığının yalnızca dişleri korumakla sınırlı olmadığını belirterek, doğru ağız bakımının ilk süt dişlerinin çıkmasıyla başlaması gerektiğini söyledi. Demir, ekran karşısında yemek yeme alışkanlığının da çürük riskini artırabileceği uyarısında bulundu.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, çocuklarda ağız ve diş sağlığına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Diş fırçalamanın yalnızca bir temizlik rutini olmadığını vurgulayan Demir, bu alışkanlığın çocukluk döneminde kazanılmasının ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek birçok ağız ve diş probleminin önüne geçebileceğini ifade etti.</p> <p>İlk süt dişlerinin genellikle 6 ila 12 aylık dönemde çıkmaya başladığını hatırlatan Demir, ağız bakımının da bu süreçte başlaması gerektiğini belirtti. 'Nasıl olsa değişecek' düşüncesiyle süt dişlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini kaydeden Demir, sağlıklı süt dişlerinin beslenme, konuşma, çene gelişimi ve daimi dişlerin doğru şekilde sürmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p> <p>Çocukların diş fırçalama alışkanlığını kazanmasında ebeveynlerin rolünün belirleyici olduğuna dikkat çeken Demir, anne ve babaların çocuklarıyla birlikte diş fırçalamasının bu alışkanlığın kalıcı hale gelmesini kolaylaştıracağını ifade etti. Daimi dişler tamamlanıncaya kadar çocukların dişlerini ebeveyn gözetiminde fırçalaması gerektiğini de vurguladı.</p> <p>Diş macunu kullanımında yaşa uygun miktarın önemli olduğunu belirten Demir, 3 yaşına kadar pirinç tanesi, 3-6 yaş arasında ise bezelye tanesi büyüklüğünde diş macunu kullanılmasını önerdi. Günde iki kez doğru teknikle diş fırçalamanın ve düzenli diş hekimi kontrollerinin ağız sağlığının temelini oluşturduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Probiyotiklerin ağız sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Demir, bazı probiyotik türlerinin diş çürüğüne neden olan bakterilerin seviyesini azaltabildiğini ve ağız ortamını destekleyebildiğini söyledi. Ancak probiyotiklerin diş fırçalamanın yerine geçmeyeceğini belirten Demir, sağlıklı ağız yapısı için düzenli ağız bakımının vazgeçilmez olduğunu ifade etti.</p> <p>Ağız ve diş sağlığının genel vücut sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Demir, diş eti hastalıkları ve enfeksiyonların kontrol altında tutulmasının kalp sağlığı başta olmak üzere genel sağlık açısından da önem taşıdığını kaydetti.</p> <p>Dt. Nurgül Demir, günümüzde yaygınlaşan ekran karşısında yemek yeme alışkanlığının çocuklarda çürük riskini artırabileceğine dikkat çekerek, özellikle şekerli ve karbonhidratlı gıdaların ağızda uzun süre kalmasının diş çürüklerini tetikleyebileceğini söyledi. Uzun süre tablet ve telefon kullanımına bağlı duruş bozukluklarının ise çene gelişimi, çene eklemi sağlığı ve ağızdan nefes alma alışkanlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Demir, ailelerin çocukların yalnızca dişlerini değil, nefes alma şekli, duruşu ve genel ağız gelişimini de yakından takip etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/cocuklarda-dis-fircalama-aliskanligi-ilk-sut-disiyle-baslamali</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/08/cocuklarda-dis-fircalama-aliskanligi-ilk-sut-disiyle-baslamali.webp" type="image/jpeg" length="77353"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Dijital Obezite' uyarısı! Fazla içerik tüketimi beyni yoruyor]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/dijital-obezite-uyarisi-fazla-icerik-tuketimi-beyni-yoruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/dijital-obezite-uyarisi-fazla-icerik-tuketimi-beyni-yoruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefonlar, sosyal medya platformları ve kısa video içerikleri günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken uzmanlar 'dijital obezite' konusunda uyarıyor. İhtiyaçtan fazla dijital içerik tüketimi zamanla dikkat, hafıza ve ödül sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturuyor.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğretim Üyesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Nöropazarlama Yüksek Lisans Programı Dr. Öğr. Üyesi Özgün Arda Kuş, son yıllarda giderek yaygınlaşan 'dijital obezite' kavramına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Dijital obeziteyi, kişinin ihtiyaç duyduğundan çok daha fazla dijital içerik tüketmesi ve bunun günlük yaşamını olumsuz etkilemeye başlaması olarak tanımlayan Kuş, sosyal medya akışında uzun süre vakit geçirilmesi, kısa videolar arasında zamanın fark edilmeden harcanması ve gereksiz bilgi tüketiminin bu durumun en yaygın örnekleri olduğunu söyledi.</p> <p><strong>'HER DİJİTAL OBEZİTE BAĞIMLILIK DEĞİLDİR'</strong></p> <p>Dijital obezite ile dijital bağımlılığın aynı kavramlar olmadığını vurgulayan Kuş, dijital bağımlılıkta kişinin ekran kullanımını kontrol edemediğini ve dijital ortamdan uzak kaldığında kaygı yaşadığını belirtti. Ancak dijital obezitenin de uzun vadede dikkat dağınıklığı, zihinsel yorgunluk, verim kaybı ve sosyal hayattan uzaklaşma gibi sorunlara yol açabileceğini ifade etti.</p> <p><strong>'ÇOK ŞEY GÖRÜYORUZ AMA AZINI HATIRLIYORUZ'</strong></p> <p>Sürekli dijital içerik tüketiminin beynin dikkat, hafıza ve ödül sistemini etkilediğini dile getiren Kuş, özellikle kısa video içeriklerinin odaklanma süresini azalttığını söyledi. Yoğun bilgi akışının hafızayı da olumsuz etkilediğini belirten Kuş, insanların çok fazla içerik görmelerine rağmen bunların çok azını hatırlayabildiğine dikkat çekti.</p> <p><img height='500' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/07/17/1784278968-zg-n-arda-ku-1-002-1784292694-180-x750.jpeg' width='750' /></p> <p>Dijital obezitenin en yaygın belirtileri arasında sürekli telefonu kontrol etme ihtiyacı, ekran başında planlanandan daha fazla zaman geçirme, uyku düzensizliği ve gerçek yaşam aktivitelerinden uzaklaşmanın yer aldığını kaydeden Kuş, çocuklar, ergenler ve genç yetişkinlerin bu konuda daha büyük risk altında olduğunu söyledi. Dijital tüketimin dengelenebilmesi için ekran süresinin takip edilmesi gerektiğini belirten Kuş, bildirimlerin azaltılması, belirli saatlerin 'ekransız zaman' olarak planlanması ve sosyal medyanın bilinçli kullanılması gerektiğini ifade etti.</p> <p>Ailelere de önemli görevler düştüğünü vurgulayan Kuş, çocukların söylenenden çok gördüklerini örnek aldığını belirterek, ebeveynlerin ekran kullanımı konusunda rol model olması gerektiğini söyledi. Çocukların spor, sanat ve sosyal etkinliklere yönlendirilmesinin dijital yaşam ile gerçek yaşam arasında sağlıklı denge kurulmasına katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/dijital-obezite-uyarisi-fazla-icerik-tuketimi-beyni-yoruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/07/dijital-obezite-uyarisi-fazla-icerik-tuketimi-beyni-yoruyor.webp" type="image/jpeg" length="48020"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama iğnelerinin bilimsel gerçekleri... Mucize değil, ciddi bir tıbbi tedavidir]]></title>
      <link>https://www.izmirtime.com/zayiflama-ignelerinin-bilimsel-gercekleri-mucize-degil-ciddi-bir-tibbi-tedavidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirtime.com/zayiflama-ignelerinin-bilimsel-gercekleri-mucize-degil-ciddi-bir-tibbi-tedavidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğnelerinin yalnızca hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini belirterek, 'Komşum kullandı, ben de kullanayım anlayışı ciddi sağlık risklerine yol açabilir.' uyarısında bulundu.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Son yıllarda obezite tedavisinde sıkça kullanılan zayıflama iğneleri, sosyal medyanın da etkisiyle giderek daha fazla ilgi görüyor. Ancak uzmanlar, bu ilaçların bilinçsiz kullanımının ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarıyor.</p> <p>İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, zayıflama iğnelerinin obezite tedavisinde önemli bir seçenek olduğunu ancak bir 'mucize çözüm' olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.</p> <p>Poliklinikte en sık karşılaştığı sorulardan birinin 'Hocam, ben de zayıflama iğnesine başlayabilir miyim?' olduğunu belirten Medetalibeyoğlu, bu tedavinin yalnızca uygun hastalarda, hekim gözetiminde uygulanması gerektiğini vurguladı.</p> <p><strong>'KOZMETİK AMAÇLI KULLANILMAMALI'</strong></p> <p>Doç. Dr. Medetalibeyoğlu, zayıflama iğnelerinin düğün öncesi birkaç kilo vermek isteyen sağlıklı bireyler için geliştirilmediğini belirterek, bu ilaçların Dünya Sağlık Örgütü'nün kronik hastalık olarak tanımladığı obezitenin tedavisinde kullanıldığını ifade etti.</p> <p>Uzman isim, ilaçların yalnızca kilo vermeyi sağlamadığını, aynı zamanda kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, uyku apnesi, karaciğer yağlanması ve eklem rahatsızlıkları gibi obeziteye bağlı sağlık sorunlarının riskini de önemli ölçüde azaltabildiğini söyledi. İlaçların midenin boşalmasını yavaşlattığını ve beyindeki iştah merkezine tokluk sinyali gönderdiğini belirten Medetalibeyoğlu, bu sayede porsiyon kontrolünün daha kolay sağlandığını ifade etti.</p> <p><img height='642' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/07/17/1784184329-alpay-medetalibeyo-lu-1784257968-388-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><strong>TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANIYOR</strong></p> <p>Obezitenin kronik bir hastalık olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, tedavi süresinin hastanın durumuna göre aylar hatta yıllar sürebileceğini belirterek, dozun düşük seviyeden başlanıp kademeli olarak artırılması gerektiğini söyledi.</p> <p>İlaç kullanımı sırasında kalıcı beslenme alışkanlıkları kazanılmadığı takdirde verilen kiloların geri alınma riskinin yüksek olduğunu vurgulayan Medetalibeyoğlu, 'Bu tedavi, yeni bir yaşam tarzı oluşturmanız için fırsat sunuyor.' dedi.</p> <p>Tedavinin en sık görülen yan etkilerinin bulantı, kusma, ishal, kabızlık ve mide krampları gibi sindirim sistemi şikayetleri olduğunu belirten uzman, bu etkilerin çoğunlukla tedavinin ilk dönemlerinde veya doz artırımı sırasında ortaya çıktığını ve zamanla azaldığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'KULAKTAN DOLMA BİLGİLERLE KULLANILMAMALI'</strong></p> <p>Pankreatit öyküsü bulunanlar, safra kesesi taşı olanlar veya ailesinde medüller tiroid kanseri öyküsü bulunan kişilerde bu ilaçların risk oluşturabileceğini belirten Medetalibeyoğlu, sosyal medya ya da çevre tavsiyesiyle tedaviye başlanmaması gerektiğini söyledi. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken Medetalibeyoğlu, zayıflama iğnelerinin mutlaka uzman hekim kontrolünde, düzenli takiplerle kullanılması gerektiğini vurguladı. 'Başarının anahtarı yalnızca ilaçta değil, hastanın tedaviye uyumunda ve yaşam tarzı değişikliğinde yatıyor.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.izmirtime.com/zayiflama-ignelerinin-bilimsel-gercekleri-mucize-degil-ciddi-bir-tibbi-tedavidir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirtimecom.teimg.com/crop/1280x720/izmirtime-com/uploads/2026/07/zayiflama-ignelerinin-bilimsel-gercekleri-mucize-degil-ciddi-bir-tibbi-tedavidir.webp" type="image/jpeg" length="79282"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
