EKONOMİNİN TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Ailelerde zaten kültürel aktarıcılar olan Dedeyi Nineyi huzursuz evlere gönderiyoruz. Çocuklarımız bu Siyonist aklın inşaa ettiği Google ve sosyal medya amcalarının eline kalıyor. Ailelerimizi bu cendereden çekip kurtarmalıyız.

EKONOMİNİN TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

İnsanoğlu çoktan avcılık ve toplayıcılık devirlerini geride bıraktı. Göçebe hayattan yerleşik hayata geçti. Yerleşik hayatın şartları ve koşulları farklıydı. Bu dönemde tarım ve zanaatla tanıştı. Daha çok tarım ürünleri yetiştirebilmek için ufak ufak el aletleri vs geliştirmeye başladı. Derken ticaretle tanıştı ve parayı icat etti. Sonrasında sanayi çağı başladı. Bilim ve teknolojinin hızlı ilerlemesi sonucu Uzay çağı ve günümüzde Bilgi çağı böylece oluştu. Her döneminde sosyal hayatları ve birbirlerine karşı davranışları farklılık gösterdi. Avcılık ve toplayıcılık döneminde ailenin pekte önemi yokken, Yerleşik hayata geçtiğinde aile olmayı öğrendi. Bir eş, anne, baba, oğul, kız vs. derken geniş aileler oluştu. Ardından da bu aile bağları üzerinden Kabileler, Aşiretler, Soylar, Boylar, sonrasında farklı farklı milletler, topluluklar oluştu. Tüm bunların temelinde Ekonomik olarak diğer toplumlardan üstünlükleri, oluşturdukları güçlü örf, adet, gelenek, görenek, inanç sistemleri tarih sahnesinde var olmalarını sağladı. Ekonomik anlamda zayıf kalanlar, ahlaki olarak bozulup, kendi aralarındaki birlik ve beraberliklerini koruyamayanlar bir başka topluluk tarafından tarih sahnesinin dışına itilerek yok oldular.

Günümüzde insanoğlu savaş taktiklerini baştan sona, tamamen değiştirdi. Bilgi çağında savaş meydanlarında elde kılıç kalkan ile savaşılmıyor. Ok ve yay dönemi de çoktan gerilerde kaldı. Savaşlar ekonomi üzerinde yapılıyor. Önce zayıf toplumlara size para verelim, yatırım yapalım deniyor. Bir parmak bal ağızlara sürülüyor. Sonrası borç alan emir alır kaidesi gereği, o toplumların yöneticileri üzerinden aile hayatından tutun, örfleri, adetleri, yaşam tarzlarına varıncaya kadar her şeylerine müdahale ediliyor. Toplum arasında fitne tohumları ekilerek içerideki farklı fikir ve düşünceler destekleniyor. Böylece daha da zayıf bırakılıyor. İçeride oluşturdukları suni ayrılıkları, düşmanlıkları daha da körüklüyorlar. Parasal desteklerini hem toplumu yönetmeye çalışan devletlere legal olarak yaparken, onlardan bunun karşılığında topraklarında askeri üsler isteyebiliyorlar. Bir yandan da sömürü şirketleri vasıtası ile zayıf ülkelerdeki yeraltı ve yerüstü kaynakları sömürmenin yolunu açıyorlar. Fitne sonucu oluşturdukları içerideki bozguncuları da illegal olarak para ve silah sağlayarak desteklemektedirler. Çünkü içerideki ekonomik zayıflık, toplumda siyasi krizlere neden olacak, ahlaki aşınmalara neden olacak, hırsızlık, ahlaksızlık, kötü alışkanlıklar yayılacak, geniş aile yok edilecek, çekirdek aile atomun parçaları gibi dağıtılacak, bireysel yaşam ve sapkın düşünceleler toplumda kanser gibi yayılacak. Böylece toplum yönetilemez hale getirilecek. Bundan sonra güçlü devletler için zayıf halka olan devletler; onların istedikleri gibi at koşturabilecekleri, savaş oyunları oynayabilecekleri bir alana dönüşmüş olacaktır.

Dünyada günümüzde uygulanan iki ekonomik sisteminde kurucu babalarının Yahudi ve Siyonist akıl olması tesadüf değildir. Kapitalist sistemin temsilcisi ABD nin kurucu babalarının bir çoğunun Avrupa’dan giden Yahudi tefeciler olduğuna şahit oluyoruz. Yine aynı dönemlerde Çarlık Rusya’sını yıkıp Sosyalist Sovyetler Birliğini kuranların da ne ilginç Yahudi kökenlidir. Yahudi toplumu para ve tefecilik konusunda tarihi süreç içinde iyice uzmanlaşmışlardır. İnsanların kan ve gözyaşlarını paraya çevirme konusunda bir hayli uzmanlaşmıştır. Bu gün yer yüzünde milyarlarca çalışan, ticaret yapan, üreten, tüketen insanoğlu fiziki parayı, emeğinin sonunda eline alıp sayamamaktadır. Artık alın teri soğuyup yok olduğu gibi, kurdukları bankalar vasıtası ile gelirlerimizin bir kısmı ufak ufak bu kan emici sisteme gidiyor. Bireylerin ellerindeki ufak kazançları, borsalar, sanal kumarlar, oyunlar, bitcoinler, faizler, Kredi kartları vs. bin bir türlü alavere dalaverelerle saniyeler içinde sömürülüyor. Onlara sürekli pembe tablolar, olmayacak zenginlik hayalleri aşılanarak, borçlandırılıyor. Olmayan bir kazanç hayali ile fikri düşünce, kültür olarak gelişmeleri engelleniyor. Gençlerin aile kurmaları sürekli ekonomik nedenlerle erteletiliyor. Birlikte yaşam adı altında cinsel sapkınlıklar yaygınlaştırılıyor. Toplum hızla yok edilmeye doğru sürükleniyor.

Bunun çözümü nedir? Çözüm aslında basit. Öncelikle az veya çok kazancımıza, gelirimizde sahip çıkacağız. Bize dayatılan bu iki ekonomik sistemin tersine üçüncü bir yol olan hak ve hakkaniyeti gözeten, toplum arasındaki ticarette manevi, ahlaki, yardımlaşmayı ön plana çıkaran bir ekonomik sisteme geçmeliyiz. Birinci şart olarak kazandığımızı zorunlu asgari ihtiyaçları karşılamak için nakit olarak harcayacağız. Yeniden kara günler için tasarruf kültürünü yaygınlaştıracağız. Anneyi babayı sabah ezanında ekonomik borçlarımız, findeks puanımız yüzünden fabrikalara göndermekten kurtarmalıyız. Ailelerde zaten kültürel aktarıcılar olan Dedeyi Nineyi huzursuz evlere gönderiyoruz. Çocuklarımız bu Siyonist aklın inşaa ettiği Google ve sosyal medya amcalarının eline kalıyor. Ailelerimizi bu cendereden çekip kurtarmalıyız. Kalın sağlıcakla.